Yüzbaşının Kızı – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

yüzbaşının kızı
Kitabın adı : Yüzbaşının Kızı
Kitabın yazarı : Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
Kitabın yayın evi : Bordo siyah Yayınları / Dünya Klasikleri
Yayın tarihi : 2005
Sayfa sayısı : 220
Kitabı çeviren: Günay Kızılırmak
Kitap tanıtım yazısı :

















VN:F [1.9.22_1171]
Bu yazının aldığı puan
Rating: 10.0/10 (3 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 2 votes)
Yüzbaşının Kızı - Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 10.0 out of 10 based on 3 ratings
burak
Kasım 1st, 2011 at 5:02 am

Yüzbaşinin Kızı,Puşkin’in en ünlü öykülerinden biridir. Babası, Rusya’da askerlik mesleğinde oldukça ün salmış genç bir askerin,daha doğmadan önce asker olarak Rus kayıtlarına geçmesiyle başlar. Bu genç doğduktan ve askerlik yaşına geldikten sonra ise bir subay olarak babası tarafından oldukça iyi bir şehre atanmayı bekler. Ne de olsa o dönemde şehirlerde askerler dışında bir ilgi odağı yoktur . Pyotr Andreyiç -doğmadan asker olan kahramanımız- doğru dürüst askerlik yapmayacağını düşündüğü ve sosyete eğlencelerinde yaşantısını sürdüreceği günlerin hayaliyle yaşarken ,babası bir anda onun düşlerini alt üst eder. Çünkü babası, onu Kazak askerlerinin sürekli olarak volta attığı ve genellikle adi savaşla anılan küçük bir şehre, yani Orenburg’a yollamayı düşünmektedir.
Babasının uşağı Savelyiç ile birlikte Orenburg’a doğru yola çıkan genç subayımız hayallerinin yıkılmış olmasına ne kadar içerlese de iyi şeyler düşünmeye çalışıyordu. Babasının onu Orenburg’a gönderme nedeni açıktı: Büyük şehirde kızlarla uğraşıp bir sürü para harcayacağına babası gibi ün salmış bir asker olsun…Tabii Pyotr Andreyiç babası ile aynı görüşü kesinlikle paylaşmıyordu. Orenburg yolu üzerinde iki kişi ile garip bir şekilde tanışan Pyotr Andreyiç, uşağı ve babasının isteği üzerine koruyucusu olan Savelyiç ile birlikte Orenburg’a girer girmez kendini bir zindana atılmış mahkumdan farksız bulur. Ama elden ne gelirdi, Yaşamı uzunca bir süre burada tükenmek zorundaydı…
Işte Orenburg günleri başlamıştı… Yüzbaşı ile tanışma, O’nun Marya Mironova isimli genç kizi ile tanışma, Orenburg’a yapılan saldırılar, Orenburg yolunda tanışılan yabancılar ile olan garip karşılaşmalar, düzmece Çarlar, bağışlanan hayatlar, öldürülen insanlar, yalnız kalan yaşamlar, yıkılan umutlar, yarım kalan aşklar, yapılan savaşlar, umudu yıkan davalar ve garip bir yabancı ile Marya Mironova’nin konuşması…

Yüzbaşinin Kızı,Puşkin’in en ünlü öykülerinden biridir. Babası, Rusya’da askerlik mesleğinde oldukça ün salmış genç bir askerin,daha doğmadan önce asker olarak Rus kayıtlarına geçmesiyle başlar. Bu genç doğduktan ve askerlik yaşına geldikten sonra ise bir subay olarak babası tarafından oldukça iyi bir şehre atanmayı bekler. Ne de olsa o dönemde şehirlerde askerler dışında bir ilgi odağı yoktur . Pyotr Andreyiç -doğmadan asker olan kahramanımız- doğru dürüst askerlik yapmayacağını düşündüğü ve sosyete eğlencelerinde yaşantısını sürdüreceği günlerin hayaliyle yaşarken ,babası bir anda onun düşlerini alt üst eder. Çünkü babası, onu Kazak askerlerinin sürekli olarak volta attığı ve genellikle adi savaşla anılan küçük bir şehre, yani Orenburg’a yollamayı düşünmektedir.
Babasının uşağı Savelyiç ile birlikte Orenburg’a doğru yola çıkan genç subayımız hayallerinin yıkılmış olmasına ne kadar içerlese de iyi şeyler düşünmeye çalışıyordu. Babasının onu Orenburg’a gönderme nedeni açıktı: Büyük şehirde kızlarla uğraşıp bir sürü para harcayacağına babası gibi ün salmış bir asker olsun…Tabii Pyotr Andreyiç babası ile aynı görüşü kesinlikle paylaşmıyordu. Orenburg yolu üzerinde iki kişi ile garip bir şekilde tanışan Pyotr Andreyiç, uşağı ve babasının isteği üzerine koruyucusu olan Savelyiç ile birlikte Orenburg’a girer girmez kendini bir zindana atılmış mahkumdan farksız bulur. Ama elden ne gelirdi, Yaşamı uzunca bir süre burada tükenmek zorundaydı…
Işte Orenburg günleri başlamıştı… Yüzbaşı ile tanışma, O’nun Marya Mironova isimli genç kizi ile tanışma, Orenburg’a yapılan saldırılar, Orenburg yolunda tanışılan yabancılar ile olan garip karşılaşmalar, düzmece Çarlar, bağışlanan hayatlar, öldürülen insanlar, yalnız kalan yaşamlar, yıkılan umutlar, yarım kalan aşklar, yapılan savaşlar, umudu yıkan davalar ve garip bir yabancı ile Marya Mironova’nin konuşması…

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 3 votes)

Yorumunuzu bırakın