Peter Pan James Matthew Barrie

peterpan

Kitabın Adı:Peter Pan
Kitabın Yazarı: James Matthew Barrie
Kitabın Konusu: Küçük ve özel bir çocuğun gizli ve özel çocuklar ülkesinde yaşadığı maceralar anlatılmaktadır.

Kitap Arka Kapak:
Kuşlar ve perilerin yanında kalmak için büyümek istemeyen bir çocuğun öyküsü anlatılmaktadır.

İskoçya’lı roman, öykü ve oyun yazarı James Matthew Barrie, duygusal komedya ve fantezileriyle döneminin en çok okunan ve sevilen yazarlarından olmuştur. Peter Pan’in her Noel Londra’da sahnelenmesi bir gelenek haline gelmiştir.

Gençler için yazdığı ve İngiliz halkının çok sevdiği Peter Pan , Kensington Bahçeleri’nde ve Peter ile Wendy adlı eserleriyle dünya edebiyatında başarıyla yerini aldı.

Bu kitabın tamamını okumanız dileği ile ….


Kitabın Özeti:
Yedi günlük Peter Pan’ın bir an önce büyümesini, annesi ve babası çok arzu ediyorlardı. Onun için yapacakları yaş günü kutlamalarını iple çekiyorlardı. Peter Pan, bildiğimiz çocuklardan değildi. Büyük bir insanın bilgisi, tecrübesi ve olgunluğuna sahipti. En büyük dileği, rüyasında gördüğü “Rüya Bahçeleri”ne gidebilmekti. Bu arzusu ona öyle bir güç verdi ki, kanadı olmamasına rağ­men, açık pencereden gök yüzüne doğru uçarak ve göz açıp kapayıncaya kadar, “Rüya Bahçeîeri”nin yumuşak çimlerinin üzerine yavaşça düşüverdi. Artık Peter Pan’a ulaşmak isteyenler mektuplarını, “Rüya Bahçeieri-Peter Pan Adası” adresine göndermeliydiler. Peter Pan’ı gören periler ve kuşlar “aramızda bir insanoğlu var, dikkat” diyerek ondan uzaklaşıyorlardı. Sadece, Salomon isimli karga ondan kaçınmamış ve dost olmuştu. Diğer kuşlar, Salomon’un emriyle, Peter Pan’a yiyecek getiriyorlar, o da onlara yuva yapmaları için, elbisesinden parçalar koparıp veriyordu. Gün geldi çırılçıplak kaldı. Ama üşümüyordu. Artık kuşlarla dosttu. Onlara kaval çalıyor, seslerini taklit ediyor, güzel yuvalar yapıyordu. Kuşlar da ona, elbirliği ile kayık şeklinde, bir yuva yaptılar. Peter Pan, kayığı ile perilerin yaşadığı yere gitti. İlk önce ona karşı hiddetle yaklaşan periler, sonra bebeğe benzediği için, onu çok sevmeye başladılar. Öyle ki, Peter’İn çaldığı kavalın ezgileri ile dans bile ediyorlardı. Bir akşam, Peter kavalını o kadar güzel çaldı ki, “Perüer Kraliçesi” onun istediği iki dileği yerine getirmek zorunda kaldı. Birinci dileği, “annesini görmek” olduğu için, uçtu ve evlerinin açık penceresinden içeri girerek, uyuyan annesini gördü. Kadıncağız, rüyasında yedi günlük iken kaybolan bebeğini gördüğü için ağlıyordu. Bir süre annesini okşadı. Sonra “tekrar geleceğim” diyerek, uçup gitti. Aylarca hep annesini ve evini düşündü.

İkinci dileği, yine “annesini görmek”ti. Bu defa uçup geldiği zaman evlerinin penceresinin kapalı ve demirli olduğunu görünce, cama yanaşıp “anneciğim ben geldim” diyerek ağlamaya başladı. Annesinin kucağında, küçücük bir bebek vardı. Ancak, ne yaptıysa, annesine sesini duyuramadı ve yeniden “Periler Ülkesi”ne dönmek zorunda kaldı. Artık annesini göremeyecekti ama çok güzel günler geçirecekti. Toni ve Jeni isimli, dört ve altı yaşlarındaki iki kardeş, çoğu günlerini Veri Bahçeleri’nde geçiriyordular. Ancak, hep gündüzleri oynadıkları için, gece yaşayanları göremiyorlardı. Toni “bir gün kalacağım ve hep Veler Van’ı hem de diğer perileri göreceğim” diyordu. Kardeşi de kendisini teşvik ediyordu. Soğk bir kış günü, bahçede, dadıları ile birlikte geziyorlardı. Toni, “kararım kesin” diyordu. Ancak, bahçenin kapanış saati geldiğinde, cesur gözüken Toni koşarak bahçeden çıktı. Jeni bu işe çok bozuldu ve “ben kalırım” diyerek, bahçede bir yere saklandı. Dadısı ise, Toni ile beraber oldukları düşüncesinde olduğundan hiç etrafa bakmayı akıl edemedi. Jeni, bahçede bulunan ağaçların konuştuklarını ve yürüdük-lerinİ gördü. Ağaçlar da, onu gördüklerinde, “Bu kış günü, bu çocuğun burada ne işi var?” diye hayret ettiler. Jenio onlarla konuşarak, yürümelerine yardımcı oldu. Birlikte “Bebek Yolu Yokuşu”nu çıkarak,”‘Veriler Bahçesi”ne vardılar. Bahçede, bir dük şerefine balo vardı. Yüzlerce genç peri dans ediyordu. Aralarında, kendilerini düke beğendirmek için bir yarış vardı. Jeni, yolda dük tarafından beğenilmedikleri için baloyu terk edenlere rastlamıştı.
Kenardaki, su birikintisinin içine düşmüş bulunan bir periyi görünce, yardım edip, onu kurtardı. Peri, bahçeye giderken suya düşmüştü. Gönlünde dük ile evlenmek vardı. Nitekim, dük onu görünce, kalbine ateş düştü ve Maviş İsimli bu peri ile birlikte dans etmeye başladı. Bu durum, Jeni’nin çok hoşuna gittiği için, “Maviş harikasın!” diyerek perilerin içinden geçip onu kucaklama­ya kalkıştı. ^Yaptığı delilikti. Birden bire ışıklar söndü, müzik sustu, dans edenler durdular. Jeni insan olduğunu hatırlamış, ancak geç kalmıştı. Çok korktu ve haykırarak koşturmaya başladı. Yorulup, düşünceye kadar koştu. Yüzüne değen kar tanelerini, annesinin öpücükleri; üzerini örten kar tabakasını ise yorganı sanıyordu. Bereket versin ki, perilere bir şey yapmamış, üstelik Maviş’i de ölümden kurtarmıştı. Maviş, Kraliçe’nin ayaklarına kapanarak, ona yardımcı olmalarını istedi. Periler de hep birlikte seferber olarak, yerinden kaldıramadıkları için, Jeni’nin yattığı yerde, onu korusun diye bir ev yaptılar. Jeni, sabah uyandığında önce kendisini evinde sandı. Sonra, her şeyi hatırlayarak evinden dışarı çıktı. Konuştukça ev kayboluyordu. Tamamen kaybolunca, ağlamaya başlamıştı ki, “Ağlama küçük kız, ağlama!” diyen Peter Pan’ın sesini duydu. İkisi konuşmaya başladılar. Peter’in anlattığı maceralar, Jeni’nin çok hoşuna gitmişti. Öyle ki, bahçede birlikte yaşamak konusunda anlaştılar. Ancak, biraz sonra bahçe kapılan açılınca, ayrılmaları gerektiğini anladılar. Peter, bu hüzünlü sahne nedeniyle gözlerini kapadı. Artık, her akşam Jeni’nin yolunu gözlüyordu. Ancak, dadısı ona göz açtırmadığı için, böyle bir şey mümkün olmadı.
Jeni’nin yaşadığı maceraları ve Peter’i anlatması, Toni’yi kıskandırıyordu. Ancak, kibarlığı nedeniyle bunu belli etmiyordu. Jeni ise, Peter’e hediye etmek için bir mayo örüyordu. Akıllı bir kadın olan annesi, Peter’e bir keçi hediye etmesini söylüyordu.
Sonra Jeni, Toni ve anneleri, “Rüya Bahçeleri”nin bulunduğu yere gittiler ve bağırdılar. Jeni, “Bir keçi getirdim Peter’e-Sırtına binsin diye” bağırdıktan sonra, gözleri kapalı, kollarını açarak üç defa döndü.
Böylece hayali keçi gerçekleşmiş, Peter de onun sırtında, bahçede dolaşmaya başlamıştı.

Filip Ailesinin Jan, Misel ve Vendi isminde üç çocukları vardı. Bu üç kardeşin odaları resimli kitaplar ve çeşitli oyuncaklarla dolu idi. Vendi, annesine Peter Pan’ın odasına kaval çaldığını anlatıyordu. Annesi, kızının yanıldığını söylüyordu ancak, çocukların odasında bulduğu yapraklar neyin nesi oluyordu? Vendi, o yaprakların Peter’in üstünden düştüğünü iddia ediyordu. O gece, Bayan Filip, çocukların odasında fazla kalınca uyuklamaya başladı. Bu esnada açılan pencereden üzerinde renkli yapraklar bulunan güzel bir çocuk görünmüştü. Bayan Filİp, sıçrayarak hemen uyanınca Peter Pan’ı tanımıştı. Şaşkınlıktan bağırınca, köpekleri Nana içeri girip Peter’e saldırdı. Ancak, Peter çoktan kaçmıştı. Çocukların anne ve babaları, karşı komşuya gezmeye gittikleri için, evde yalnız kalan çocuklar bir süre sonra uyumuşlardı ki, Peter odalarına girdi ve daha önce dökülen yapraklarını aramaya başladı. Vendi uyandı ve Peter’le konuştu. Yapraklan döküldüğü için ağlayan Peter’in yapraklarını iğne ve iplik getirerek, üstüne dikti. Peter buna çok sevindi ve ona bütün maceralarını anlatmaya başladı. Vendi bu maceraları dinlemek değil, yaşamak istiyordu. Peter’in yardımıyla kardeşlerini de uyandırdı ve hep birlikte uçarak evden çıktılar.
Bay ve Bayan Filip, köpekleri Nana’nm havlaması üzerine hemen eve koştular. Çocukların penceresine baktıklarında, uçuşan dört tane gölge gördüler. Kapıyı açınca da, boş odayla karşılaştılar. “Hayal Ülkesi” çocukların tahminlerinden çok daha uzakta idî. Günlerce uçtukları halde bir türlü varamamışlardı. Açlık, yorgunluk ve uykusuzluk nedeniyle çok zor durumda oldukları halde, Peter’e de bir şey soyleyemiyorlardı. Nihayet, “Hayal Ülkesi “ne varabildiler.
“Hayal Ülkesi”nde periler, deniz perileri, vahşi hayvanlar, Kızılderililer, korsanlar ve kaybolmuş çocuklar yaşıyordu. Bunların İçerisinde en tehlikelileri reislerinin ismi “Çengel” olan korsanlardı. “Çengel” çocukların evini ele geçirmek için, onlara zehirli pasta yedirmeyi planlıyordu.
Peter ve çocuklar “Hayal Ülkesi”nde yaşarlarken, bîr gün Kayıp Çocuklar”dan birisi, ok atarak Vendi’yi yaraladı. Ancak, öldügünü zannederek çok korktu ve üzüldüler. Çünkü, Peter hepsinin reisi idi. Ölmediğini anlayınca, sevinip ona bir ev yapmaya başladılar. Vendi iyileşip ayağa kalkınca, evini çok beğendi. O günden sonra da çocukların isteklerini kıramayarak, onların annesi oldu.
Akşam oldu mu, hepsi Vendİ’nin anlattığı hikâyeleri dinleyerek ağaçların altındaki evlerinde uyuyorlardı. Peter de geceleri, kılıcını çekip, Vendİ’nin evinin önünde nöbet tutuyordu.
Peter, küçük Filiplenn, diğer çocuklarla birlikte yer altındaki evde kalmalarını istemişti. Bir oda olan ev, çok genişti. Böyle kalabalık bir evle uğraşmak Vendi’yi bayağı meşgul ediyordu. Ama o hayatından memnundu. Bazen evini ve anne, babasını Özlediği oluyordu. Ancak, ne zaman isterse döneceğinden emin olduğu için fazla önemsemiyordu.
Peter, sık sık Kızılderililerle ve korsanlarla savaşıyordu. Bu nedenle bazı kereler eve geldiğinde, bir yerinden yaralı olduğu görülüyordu. Zaman zaman, tüm çocukların birlikte yaşadıkları maceralar da oluyordu. Vendi sıkı sıkıya tembihlediği için, korsanların şuraya buraya serpmiş bulundukları pasta parçalarına, hiçbir çocuk elini sürmüyordu.
Bir yaz günü çocuklar “Zenciler Kayası”nm üzerinde otururlarken, korsanların geldiğini görüp, hemen saklandılar. Korsanlar, esir aldıkları bir Kızılderili prensesi, getirip kayaların üzerine bıraktılar. Peter ve çocuklar, Prenses’i kurtarmak için harekete geçtiler. Sonra, korsanlarla çocuklar arasında büyük bir savaş oldu. Sonunda, timsahı gören korsanların reisi, kaçmaya karar verdi. Vendi bayıldığı için, tüm bu olanları görememişti. Kendine geldiğinde İse, bulunduğu kayanın etrafındaki sular yükselmeye başlamıştı. Peter hemen onun yardımına koştu. Ancak, sular öyle yükselmişti ki bir şey yapmaları zordu. Uçurtmanın kuyruğuna Vendi’yi bağlayarak onun kurtulmasını sağladı. Peter ise korkusuzca ölümü bekliyordu ki, Hayali Kuş’un yardımıyla kayalardan kurtulmayı başardı. Böylece, bütün çocuklar yeniden yuvalarında buluştular.
O günden sonra, Kızılderililer çocuklarla dost olmuşlardı. Korsanlar, çocuklara kötülük yapmasınlar diye, her gece evlerinin önünde nöbet tutuyorlardı.

Bir akşam Venâi, çocuklara masal olarak Filip Ailesini anlatınca, Peter onun ve kardeşlerinin evlerinin çok özlemiş olduklarını anladı. Kızılderililere, onları evlerine götürmeleri için emir verdi. Diğer çocuklar, Vendi’den ayrılmak istemiyorlardı. Vendİ onların da gelebileceğini söyledi. Peter’in gelmesini ise hepsinden çok istiyordu. Ancak, Peter çocukların isterlerse gidebileceğini, kendi­sinin ise burada kalmak istediğini belirtti. Tüm çocuklar hazırlanmışlardı ki, korsanların saldırısına uğradılar. Kalleşlikle Kızılderilililere saldıran korsanlar onların çoğunu etkisiz hale getirmişlerdi. Sonra da hile ile, evlerinden çıkan Çocukları birer birer yakalayıp, bağladılar. Peter, aşağıda kalmıştı. Çengel, aşağı indi ve onun uyuduğunu gördü. Ne yaptıysa kapıyı açamadı. Ama, ilacına zehir katıp yukarı çıktı. Artık “iş tamam” diyordu. Peter, ertesi gün saat ona kadar uyudu. Uyandığında, Peri Çflm’mn kapısını çaldığını gördü. Peri Çan olan her şeyi Peter’e anlatınca, Peter hemen hazırlığını yaptı. İlacını içmek üzere iken, Peri çan, “içme!” diye haykınp, Çengel’in konuşmasını aktardıysa da, inanmayıp içmek için elini uzattı. Peri Çan ondan önce davranarak ilacı içti ve anında öldü. Peter hemen “Perilere inanan dünya çocukları, seslenin” diye bağırdı. Dört bir yandan sesler duyulmaya başlayınca, Peri Çan yeniden dirilip, ayağa kalktı. Sonra, Peter çocukları kurtarmak için yola düştü. Kar, bütün izleri kapatmıştı. Bu nedenle timsahı buldu ve onu takip etmeye başladı. Çünkü, biliyordu ki, timsah da Çengel’in düşmanı idi.
Korsanların karargâhı Şenkaya’da bir nöbetçi bile yoktu. Onlara saldıracak kimse kalmadığı için, gayet rahat ve korkusuzdular. Çengel, çocukları karşısına dizdirmiş, durmadan nasıl haklarından geleceği konusunda nutuklar atıyordu. Vendi’yİ de çağırttı ve bir anne olarak çocuklara son sözünü söylemesini istedi. Vendİ, “Sevgili Evlatlarımı, size son sözlerim gerçek annelerinizin sözleri olacaktır. Eğer onlar burada olsalardı, çocuklarımız mertçe Ölmesini bilirler, derlerdi” diye konuşunca, kaptan deliye döndü ve Vendi’yİ geminin büyük direğine bağlanmasını emretti. İşte bu anda, timsahın ayak sesleri duyuldu. Kaptan Çengel, korkudan hemen adamlarının arkasına saklandı. Peter, çocukları ve Vendi’yİ kurtardı. Sonra, şiddetli bir savaş oldu. Kaptan Çengel tek başına kalmıştı. Sonunda o da Peter’in kılıç darbesini yedi ve kurtuluşu denize atlamakta buldu. Ancak yanıhyordu. Çünkü, aşağıda timsah onu bekliyordu. Hemen, Çengel’i yuttu. Şimdi korsanların kalesinde çocuklar vardı. Hepsi, korsanlar gibi giyinmişlerdi. Tabii ki, kaptanları Peter’di. Bu arada, Bayan Pilıp çocuklarından ayrı olduğu için çok üzgündü. Fakat, bir gün geleceklerinden emin olduğu için, hep pencereyi açık bırakıyordu. Peter’de, bunu bildiği için, Vendi ve kardeşlerine hazır olmalarını söyledi. Sonra da, “Çan, uçuyoruz” diye bağırdı ve uçtular. Eve geldiklerinde, anneleri piyano çalıyordu. Vendİ, annesi heyecanlanmasın diye, ilk önce kardeşlerini yataklarına yatırdı. Biraz sonra, Bayan Filip adaya girince, üç çocuğu sıçrayıp boynuna sarıhncaya kadar rüya gördüğünü sanıyordu. Çocuklar için de, “Hayal Ülkesi” ne kadar güzel olursa olsun, evin yerini tutmazdı. Peter pencereden bu manzarayı seyrediyordu. Bay ve Bayan Filip, diğer çocukları da evlat edinmeyi kabul ediyorlardı. Peter’i de istiyorlardı, ancak o yanaşmıyordu. Her yıl birbirlerini göreceklerine dair sözleştiler. Tabii ki, Peter’in gelmesi gerekiyordu. Peter, iki sene sonra bir uğradı. Bir daha, gözükmedi. Aradan on beş yıl geçmiş, çocuklar büyümüşler, Vendi evlenmiş, üstelik bir de kızı olmuştu. Kızı, Peter Pan’ın hikâyelerini çok seviyor, hepsini ezbere biliyordu. Bir akşam, Peter geldi ve Vendi’yİ bahar temizliği için götürmek istedi. Fakat isteği mümkün değildi. Çünkü, Vendi hem uçamıyor, hem de çocuğunu bırakamıyordu. Peter, bunun üzerine çok ağladı. Vendi onu avutmaya çalışıyordu. Bu arada kızı uyandı ve Vendİ, bir haftalığına kızına izin verdi.
Zaman çabuk geçiyordu. Vendi yaşlanmış, kızı büyümüş, üstelik çocuğu da olmuştu. Peter geldiği zaman, artık torununu “Hayal Ülkesi”ne götürüyordu. Onlar, Peter Pan’ın unutulmaz dostlarıydılar…

Bu kitabı satın almak için tıklayınız.

VN:F [1.9.22_1171]
Bu yazının aldığı puan
Rating: 6.5/10 (288 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 85 votes)
Peter Pan James Matthew Barrie, 6.5 out of 10 based on 288 ratings
yaren
Ekim 11th, 2009 at 11:58 pm

bu özetmi özet dediği kısa olur

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +8 (from 46 votes)
ecem
Mart 8th, 2010 at 2:06 pm

özet dediğin hem kısa olabilir hem uzun olabilir cahil yaren says hem ozeti hem kitabi okudum suuuper kitap diyebilirim :]

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -9 (from 31 votes)
fatma
Mart 15th, 2010 at 7:46 am

hikaye özeti dediğin biraz kısa olur siz buraya hikayenin hepsini yazmışsınız

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +9 (from 25 votes)
bilge
Nisan 18th, 2010 at 10:33 am

özet değil mübarek kitabı yazmışlar yaaa

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +6 (from 24 votes)
demet
Nisan 20th, 2010 at 11:35 am

Size katılmıyorum özet dedigin böyle olur okumak isteyen okur….

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 24 votes)
ahmTcoNN xD
Kasım 8th, 2010 at 8:39 pm

La hoca ödew werdı yapıoz anasını performans HOCALARDA INSAF YOK !!!! WALAA wqqq

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 11 votes)
elif
Aralık 10th, 2010 at 2:48 am

yha özet mi bu mübarek kitabı yazmışlar ilk defa okuyorumm bu kitabı varya o kadar güzel ki hiç merak edipte okumamıştım…

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 12 votes)
elif
Aralık 10th, 2010 at 2:50 am

yha bune mübarek kitabı yazmışlarr

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +4 (from 18 votes)
ceren
Ocak 10th, 2011 at 7:55 am

hepiniz birbirinizden salaksınız ama yaren haricinde özet dediği kısa olur ama fazla kısa değil ben türkçe öğretmeniyim yaren tebrik ederim seni bir türkçeöğretmeni olarak :):D:):D

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -9 (from 17 votes)
ali
Şubat 7th, 2011 at 2:42 am

bu da özetse daha ben bişe demiyorum kitabı yazaydınız daha doğru olurdu

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 10 votes)
derya
Şubat 20th, 2011 at 7:52 am

tabi tabi bende okul müdürü

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 11 votes)
merve
Mart 13th, 2011 at 6:20 am

ceren sen türkce hocası olsaydın herkesin yorumuna salak demezdin şimdi salak olan sensin

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +4 (from 14 votes)
canan aktürk
Nisan 10th, 2011 at 2:10 pm

eğer ceren türkçe öğretmeni olsaydı “salaksınız” demezdi ki hiçbir türkçe öğretmeni hiçbir çocuğa böyle argo kelimeler kullanmaz. ben çok üzülüyorumki bu kadar çocuk özet okumak için sitelere giriyor.eminimki herkes şöyle düşünüyor sen kimsin? ben izmirde çalışan bir türkçe öğretmeniyim. şimdide diyorsunuzki ozaman sen niye girdin? bilirsinizki türkçe öğretmeni olmak illa öğretmek değildir,şunuda unutmayın öğretmen olarakbirsürü görevim var onun için zamanım yok.

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 4 votes)
aslıhan
Mayıs 17th, 2011 at 11:56 am

kesilikle size katılıyorum

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 5 votes)
merve
Mayıs 19th, 2011 at 4:39 am

biraz uzun ama yinede teşekkür ediyorum :)

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 5 votes)
furkan
Ekim 16th, 2011 at 10:45 am

la valla ben bu hocalarda insaf yok ben onlar
aqqqqqqqqqqqqqqqqqqqq

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
muhammed
Kasım 16th, 2011 at 12:21 am

çok uzun ama yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 1 vote)
muhammed
Kasım 16th, 2011 at 12:21 am

nasıl yaaaa

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 1 vote)
emine
Kasım 22nd, 2011 at 9:50 am

ya çok uzun ama ben yinede hikayanin yazarına ve özetin yazana çoooooookkk teşekkür ediyorum! :) <3 bu arada merveyede katılıyorum :*

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
tolga koç
Kasım 24th, 2011 at 9:17 am

CEREN TÜRKÇECİ HAYATTA OLAMAZSIN

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 1 vote)
azra
Aralık 13th, 2011 at 8:38 am

Ben de Türkçe öğretmeniyim Canan öğretmene katılıyorum. gerçek öğretmenler bu tür kelimeler kullanmazlar

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 4 votes)
rabia
Ocak 1st, 2012 at 9:47 am

cahil olmayan okur eğer kitap değen biraz tenbel

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 1 vote)
rabia
Ocak 1st, 2012 at 9:56 am

cahil olmayan okur eğer kitap değen biraz tenbel
tabi canım bende bende öğretmanim hatta okul müdürü canım

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 2 votes)
rabia
Ocak 1st, 2012 at 9:57 am

cahil olmayan okur eğer kitap değen biraz tenbel

sen biraz tenbelsin

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 1 vote)
esra
Ocak 13th, 2012 at 9:52 am

aptall

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 4 votes)
esra
Ocak 13th, 2012 at 9:53 am

yalannnn

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
ardabaran
Ağustos 24th, 2012 at 1:16 pm

özet dediğin kısa ve anlamlı olur bune maşallah kitabı yazmışar berbatsınız

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
kerem gündogar
Eylül 30th, 2012 at 8:51 am

La Bune Böle İnsaf Kalmamış

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
aleyna
Şubat 3rd, 2013 at 12:04 pm

bana anafikri lazım bu kitabın bilen lütfen yazsın yha

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 2 votes)
zeynep
Şubat 5th, 2013 at 7:43 am

özet:
Wendy her gece küçük erkek kardeşlerini birbirinden güzel fantastik hikayeler anlatarak uğurlamaktadır uykuya. Bir gün babaları, Wendy’nin oğlanlarla aynı odada uyuyamayacak kadar büyük olduğuna karar verir.

Bu olağanüstü öykülerle süslü gecelerin aniden bitmesi, sadece evin çocuklarını üzmez! Zira Wendy’nin öykülerine tutkun bir başkası vardır: gizli gizli pencerenin ardından onları dinleyen Peter Pan!

Wendy’nin ortadan kaybolması Peter’ın dikkatini çekecek, bütün çocuklar hep birlikte Peter’ın dünyasına, Varolmayan Ülke’ye yapılacak bir seyahat ve bir dolu macera ile sonuçlanacaktır. Burada onları Kaptan Hook, peri Tinkerbell ve sayısız olağanüstü ayrıntı beklemektedir.

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
zeynep
Şubat 5th, 2013 at 7:44 am

Wendy her gece küçük erkek kardeşlerini birbirinden güzel fantastik hikayeler anlatarak uğurlamaktadır uykuya. Bir gün babaları, Wendy’nin oğlanlarla aynı odada uyuyamayacak kadar büyük olduğuna karar verir.

Bu olağanüstü öykülerle süslü gecelerin aniden bitmesi, sadece evin çocuklarını üzmez! Zira Wendy’nin öykülerine tutkun bir başkası vardır: gizli gizli pencerenin ardından onları dinleyen Peter Pan!

Wendy’nin ortadan kaybolması Peter’ın dikkatini çekecek, bütün çocuklar hep birlikte Peter’ın dünyasına, Varolmayan Ülke’ye yapılacak bir seyahat ve bir dolu macera ile sonuçlanacaktır. Burada onları Kaptan Hook, peri Tinkerbell ve sayısız olağanüstü ayrıntı beklemektedir.
özet özet özt

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
büşra
Mart 20th, 2013 at 10:12 am

bu nasıl özet lan :/

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
emre
Mayıs 2nd, 2013 at 6:36 am

ziktir amk bu neee yaaa

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
tuğçe
Mayıs 11th, 2013 at 10:57 am

Ohaaa özeti buysa kitabı düşünemiyom ama genede sürükleyeci bir kitap

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
beren
Mayıs 11th, 2013 at 11:06 am

arkadaşlar lütfen bu sitelere girmeyiniz benim bi kaç ögrencim daha girıyo onları uyardıgım gıbı sızıde uyarıyom dersleriniz icin

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
kuzuuucuuuuuuk
Mayıs 14th, 2013 at 12:31 pm

Kitaptan sınav olacaktık. Kitabı okumadım özeti okucakyım baktım özet daha uzu :D

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
Anafikir neden yook
Kasım 12th, 2013 at 2:15 pm

Ana fikir olsaa çok güzel olurdu yaa :( Ana fikir ne denilirkineee bunaa ?

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
eren
Nisan 30th, 2014 at 12:33 am

kısa özet çıkarmak istiosanız bunu okuyun aklınızda kalanını yazın :D

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)

LEAVE A COMMENT