21

Kiralık Konak - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

- Kiralık Konak Romanının Özeti


Kitabın Adı:KİRALIK KONAK
Kitabın Yazarı: Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU
Kitabın Yazılma Yılı:1921
Kitabın Yayınevi: İletişim Yayınları
Kitabın Basım Yılı: 2000
Sayfa Sayısı:232
Kitabın Konusu: Kiralık Konak Romanında Osmanlı Devleti’nin çöküşü bir konağın çöküşü üzerinden anlatılır.

Kitabın Özeti:
Naim Efendi çok zengin, zengin olduğu kadarda hesaplı bir kişiydi. Babasından kalma bir servetti. Büyük bir ihtimamla idare ve muhafaza ediyordu. II. Abdülhamit döneminde devletin yüksek mevkilerinde bulundu. Bir çok defalar valiliklerde dolaştı. Şürayı Devlet Azası, Rüşümat Müdiri Umumisi oldu. İnkılaptan iki sene evvel dolaşık bir “TEVLİYET” (Mütevellilik) davası yüzünden istifasını verdi ve Hükümet işlerinden tiksinerek bir köşeye çekildi. Fakat memuriyet döneminden kalma bayramlaşma ve özel deftere imza olayını hiçbir zaman aksatmazdı.
Bütün çocukluğu, bütün gençliği İstanbul ‘un en kalabalık konağında geçen Naim Efendi eğlenceli meclisleri, ahbap arasındaki sohbetleri, misafirlere ziyafetleri çok severdi. Fakat öyle bir zaman yaşadı ki bunların hepsi yasaktı. Naim Efendi yeni sazdan, yeni şarkılardan zevk almak şöyle dursun, son senelerde yazılan ve konuşulan Türkçe’yi de anlamıyordu.Bundan beş sene öncesine kadar karısı Nefise Hanımefendi yanı başında idi, rahatını huzurunu mümkün mertebe koruyordu. Zira, bu ihtiyar kadın ölünce evin içinde yalnız kaldı. O öldükten sonra yerine Sekine hanım geçti; fakat Sekine Hanım hiçbir cihetten annesine benzetmiyordu. Tabi ki babası gibi çekingen, içinde titiz, iradesiz, tembel bir kadındı; hususiyle kocasının nüfusuna ve çocuklarının arzularına son derece uyardı. Kocası ise kırk beş yaşında bir züppeden başka bir şey değildi.
Naim Efendinin damadı Düyunu Umumiye Müfettişlerinden Servet Bey, Naim Efendinin saflığından yararlanarak bütün iradesini konak içerisinde istediği gibi yürütüyordu. Servet Beyin oğlu Cemil henüz yirmi yaşında bir mektup çocuğu olmasına rağmen Beyoğlu’ndaki büyük lokantaların, gazinoların, barların sadık gediklisi idi. Bu yaşında bir çok zevkleri vardı. Biraderinin küçük sırlarında vakıf olan Seniha ise son çıkan moda gazetelerinin resimlerine benzerdi. Körpe ince ve çolak vücudu ipek böcekleri gibi daima biçim değiştirme, başkalaşma içerisindeydi.Pazartesi günleri Seniha’nın çay günleridir. Avrupa’nın bütün kibar kadınları gibi o günleri giyinir; kuşanır ve tam beşte konağın salonunda nadir görülen bir hanımefendi vakariyle ziyaretçilerini beklerdi. Seniha salonun bir köşesinde iki genç kızla halasının torunu Hakkı Celis’in kendisine okuduğu şiirleri dinler, gözüküyordu. Bu genç kendisinden iki ay küçük olmasına rağmen ve bir çok şiiri bazı mecmualarda çıkmasına rağmen ona parmakları mürekkep lekeli ve pantolonunun dizleri çıkmış zavallı bir mektep çocuğu gibi görünmekten kurtulamıyordu. Saat beşe henüz gelmişti ki; Faik Bey konağı ziyarete geldi. Faik Bey Cemil’in yakın arkadaşları arasındaydı. Kumral, zayıf, uzun saçları iyi taranmış bir gençti. Küçük yaşından beri Avrupa’nın muhtelif şehirlerinde dolaşmış, oturmuş olduğu için hareketlerinde hiç sahte görülmeyen bir frenk zarafeti ve kıvraklığı vardı. Faik Bey ile Seniha arasındaki münasebetin bir arkadaşlık derecesinden fazla olduğunu genç kızın bütün erkek ve kadın arkadaşları bili verirlerdi.Fakat, buna da hafif bir flört manasını verirlerdi. Zira Faik Bey, pek çapkın bir delikanlı ve Seniha, pek şuh bir genç kızdı. Günden güne aralarındaki sevgi çoğalmaya başladı.
Faik Bey için Seniha’yı sevmek birdenbire vazgeçilmeyen ihtiyarlardan biri oluverdi. O şimdi kumara ne kadar düşkün ise, Seniha’yı da o kadar arıyor. Seniha’ya kendini o kadar düşkün hissediyordu. Dört günlük bir ayrılıktan sonra sabah Faik Bey konağa geldi. Henüz herkes uykudaydı. Saçları karma karışık, yüzü sapsarıydı. Yanaklarında üç günlük bir sakal, toz renginde bir kir tabakası vardı. Seniha ne var? Ne oldu? Demek isteyen gözlerle Faik Bey’ i süzdü. Faik Bey sessiz bir şekilde hiçbir şey söylemiyordu. Seniha daha sonra kardeşi Cemil’ den öğrendiği kadarıyla Faik Bey’ in kumarda Üç yüz elli lira kaybettiğini ve paraya ihtiyacı olduğunu öğrendi. Cemil parayı Seniha’nın büyükbabasından istemesini söyledi. Seniha’nın bunun mümkün olmayacağını söylemesi üzerine Cemil Seniha’nın elmaslarını rehin koymasını istedi.Seniha dolabını açtı içinden bir çekmece çıkardı. Çekmecenin içinden birkaç tane mahfaza aldı ve birer birer Cemil’e uzatır.Hayatında ilk defa olarak ağır ve ciddi bir şekilde düşündü, kaldı. Hayat bir an içinde, ona çıplak ve en kaba haliyle görünmüştü. Bu dünyada her şey ne bayağı, ne beyhude, ne kirliydi…
Bu dünyada güzellik bir hayal, sezgi bir efsane, asalet ve zerafet, insanın üstünde hafif bir cilaydı. En güzel bir yüze bir iskelet ifadesi vermek için iki gecelik bir uykusuzluk, bir sevgiyi bir alışverişe çevirmek için birkaç paket iskambil kağıdı, en zarif bir adamı bir dilenciye döndürmek için üç yüz elli liralık bir borç kafiydi.
Seniha kalbinin bu bir günlük imtihanından epeyce değişmiş çıktı. Aşktan evvel ki alaycı, havai, şuh ve işveli haline avdet etti.Konağı kiraya verip kardeşi Selma Hanımefendinin yanına taşınma bahsi çıktığından beri Naim Efendi’ nin rahatı huzuru büsbütün kaçtı. Selma Hanımefendinin kararı o kadar katıydı ki hiçbir mazeretle bunun önüne geçmek kabil olmuyordu.Konak, Naim Efendiyle beraber, her gün biraz daha yıkılıp gidiyordu. Zili bozulan sokak kapısı ağır bir tokmakla vuruluyor ve bir çok gıcırtılarla mustarip bir hayvan gibi sarsıla açılıyordu.

Kitabın Anafikri: Kiralık Konak İmparatorluğun çöküş çanlarının kulak yırtan sesleri içinde, kuşaklar arasındaki değişen değer yargıların buna bağlı olarak da yaşam biçimlerinin çelişkisini sergileyen bir romandır.
Kitabın Kahramanları:
NAİM EFENDİ: İkinci Abdülhamit döneminin önde gelen kişilerindendir. Emekli nazırdır. Konağın sahibi olan Naim Efendi, geleneksel değerlere bağlı, titiz, dürüst, aynı zamanda pasif bir İstanbul efendisidir.
SENİHA: Naim Efendi’nin torunudur. Asi, zevk düşkünü, ahlaki değerleri olmayan, gösteriş meraklısı, vefasız, sorum­suz bir kızdır. Tanzimat’la gelen Batı medeniyetini maddi cep­hesiyle algılamaktadır.

HAKKI CELİS: Romandaki olumlu karekterdir. Seniha’yı sevmektedir. Duygusal, romantik, gururlu, değer yargıları olan yakışıklı bir gençtir. Kitap okumayı seven, şair yaradılışlı, kültürlü bir insandır.

SEKİNE: Naim Efendi’nin kızıdır. İyi niyetli, uysal, muha­fazakâr; fakat çok pasif bir kişiliğe sahiptir.

SERVET BEY: Sekine’nin kocasıdır. Tam bir alafranga tip­tir. Batı medeniyetinin maddi getirilerini önemser. Ahlaksız, değer yargıları olmayan, eğlence düşkünü, hercai, sorumsuz ve Naim Efendi ailesine layık olmayan bir kişidir.

FAİK: Tam bir salon gencidir. Zevk ve eğlenceden başka hiçbir şeye önem vermez. Ahlaki kaygıları yoktur. Seniha’yı kandırır; fakat onunla evlenmez.
Kitabın Yorumu:Tanzimat döneminden sonra Batı medeniyetinin toplu­ma tesiri, değer karmaşası, kuşaklar arasındaki çatışmayı bir ,aile etrafında anlatan bir romandır. Arka planında medeniyet ikiliği olan romanda kahramanların ruhi portresi de mükem­mel çizilmiştir.

Konu İle Alakalı Başlıklar: , , , , , , ,
  • “ Kiralık Konak - Yakup Kadri Karaosmanoğlu” için 21 Yorum Yapılmış;

    1. rüya | Ekim 5th, 2008 | 07:09

      beennnnnn başka şey istiyorum sen ne veriyorsun

    2. eren | Ekim 23rd, 2008 | 03:34

      çok dandik bi roman

    3. sezin | Ekim 25th, 2008 | 23:17

      roman berbbbaaaatt bişi bi de zorunlu oktutuolar (okulda) bnnn baska bişi demiorm bu arada kittaabbıınn ÖZETİNİ braz geniş tutun yhhhaaa

    4. yasemin | Ekim 30th, 2008 | 10:52

      harıka bı kıtap saygısızlık yapmayın

    5. büşra | Kasım 1st, 2008 | 06:13

      bence de saygısızlık bu.
      kitapta osmanlı devletinin çöküşü, bi konağın çöküşü üzerinden anlatılıyo.
      edebi bi eser en başta.

    6. bb | Kasım 1st, 2008 | 06:50

      ben kitabı okumadım aslında güzeldir ama eski kitapların konuları ilgimi çekmiyo

    7. servet | Kasım 9th, 2008 | 05:48

      kitabı okumadım ozeti ni okuyalım dedik hiç bişey anlasılmıo biraz daha ozet geniş tutulmalıydı

    8. €xTRa^KaLpSiZ^ | Kasım 18th, 2008 | 01:16

      walaya özetini biraz uzun tutun olmaz böle sey en az 7 sayfa omalıymış okuldan öle istediiler arkadaslar genede tşk
      berbat mıs öle diolar bende okumaktan vaz caydım :D

    9. nazz | Aralık 1st, 2008 | 13:25

      ya okumadım ama sıkıcı bi kitaba benzioo ama mecbur okuycam zorunlu ödew

    10. emine | Aralık 4th, 2008 | 14:46

      bence çok iğrenç olmuş hiç kitabın özeti yok

    11. emine | Aralık 4th, 2008 | 14:48

      bence kardeşim bu hiç birşeye benzememiş bira z daha düzeltiriseniz biraz düzelecek ama yine de çok iğirenç olmuş hmen çkarıp atın bu hikayyeyi

    12. emine | Aralık 4th, 2008 | 14:50

      biraz düzelecek ama yine de çok iğirençya okumadım ama sıkıcı bi kitaba benzioo ama mecbur okuycam zorunlu ödew

      olmuş hmen çkarıp atın bu walaya özetini biraz uzun tutun olmaz böle sey en az 7 sayfa omalıymış okuldan öle istediiler arkadaslar genede tşk
      berbat mıs öle diolar bende okumaktan vaz caydım

      kitabı okumadım ozeti ni okuyalım dedik hiç bişey anlasılmıo biraz daha ozet geniş tutulmalıydıben kitabı okumadım aslında güzeldir ama eski kitapların konuları ilgimi çekmiyo

      roman berbbbaaaatt bişi bi de zorunlu oktutuolar (okulda) bnnn baska bişi demiorm bu arada kittaabbıınn ÖZETİNİ braz geniş tutun yhhhaaa
      beennnnnn başka şey istiyorum sen ne veriyorsun
      beennnnnn başka şey istiyorum sen ne veriyorsun

      çok dandik bi roman

    13. sibel | Aralık 13th, 2008 | 11:18

      irenç diyorum başka biş demiyore

    14. merwe | Aralık 17th, 2008 | 13:08

      sizsiniz o iğrenç olan…! bi kere dar kafalısınız. bu romanı anlayamayacak kadarda aptalsınız…! son derece güzel bir roman ben çok beğendim. ama en zaından biraz saygılı olun. verilen bir emek sonuçta.. siz o kadarını bile yazamazsınız. daha iki cümleyi bile yanyana getiremiyorsunuz. okumayı yazmayı öğrenin sora geliin de bu yorum yapınn…!!

    15. aşk manyağı | Aralık 17th, 2008 | 13:18

      tek kelimeyle berbet biraz daha geniş tutulmalı bence

    16. saadet | Aralık 22nd, 2008 | 10:39

      ya hakkatten de ne dediğini bilmeyen gençlersiniz. ben de bir gencim ama asla bir kitap hakkında böyle aşağılayıcı ithamlarda bulunmam bulunulmaması gerekir zaten. bi rica daha lütfen türkçemizi katletmeyiniz

    17. admin | Aralık 22nd, 2008 | 14:06

      Saadet Hanım ne güzel de söylemişsiniz .. Bilinçli bir genç olduğunuz için tebrik ediyorum sizi.

    18. ezel | Aralık 29th, 2008 | 14:18

      bnce bu roman çok saçma yha çok aptalcaa:p

    19. emre | Aralık 29th, 2008 | 15:46

      ezel nbr trko oynuyonmu acaba?_?_?_

    20. qösdéé | Aralık 30th, 2008 | 12:48

      okumadım okumıcam cıx beenmedm xD öredmen ödev verdi die yasıorm (:

    21. tuba | Ocak 4th, 2009 | 15:11

      ya bu roman tarihi bi roman bncede çok ilgi çekici değil ama yinede okumak lasım sadece okul için değil tabi kitap her bakımdan faydalıdır hiç olmassa okul sayesinde kitap okuma alışkanlığı edinmiş oluruz ve genel kültürümüz oluşur( ne konuştum ama ya bu bn miyim?:D:D:D)

  • Lütfen sizde bir yorum ekleyin