İhtiyar Balıkçı Ernest Hemingway (özet 2)

ihtiyar_balikci

Kitabın Adı:İHTİYAR BALIKÇI
Kitabın Yazarı: Ernest hemingway
Kitabın Yazılma Yılı:1983
Kitabın Yayınevi: BİRİNCİ BASIM-MAYIS 1983
Kitabın Basım Yılı: 1983
Sayfa Sayısı:145
Kitabın Konusu: İhtiyar bir balıkçının tüm olumsuzluklara rağmen umudunu hiç yitirmeyişini ve her türlü zorluğa karşı nasıl mücadele ettiğini konu alıyor.
Kitap Kapağı :
Bu kitabı okurken ihtiyar ama cusur Kübalı balıkçı Santiago’nun Meksika Körfezi açıklarında karşılatığı dehşet uyandıran devasa köpek balığıyla giriştiği amansız savaşı siz de tüm benliğinizle yaşayacaksınız. Yenilginin ve ölümün, en kaçınılmaz göründüğü anda bile zafere dönüşebildiğine tanık olacaksınız.

Yalınlık, açıklık ve sade bir güzellikle İhtiyar Balıkçı, cesaretin ve dayanıklılığın bitmeyecek öyküsünü konu olıyor. Hemingway‘e 1953′de bir Pulitzer, ertesi yıl da Nobel Edebiyat Ödülü kazandıran bu küçük destansı roman, klasik bir temayı-yenilginin eşiğinde bile cesaretin ayakta kalabildiğini- yeni bir anlatımla ele alıyor ve çağdaş edebiyata yeni bir soluk getiriyor.
Bu kitabın tamamını okumanız dileği ile ….

Kitabın Özeti:
Sandalıyla balıkçılık yapan, Santiago isimli yaşlı balıkçı, tam seksen dört gündür bir tane dahi balık avlayamamıştı. Bu yüzden, yıllardan beri kendisine yardımcılık yapan küçük Manolin bile, başka bir balıkçının yanında çalışmaya başlamıştı. Ama, yine de fırsat buldukça gelip, yaşlı balıkçıya yardım ediyordu.
Diğer balıkçılar, artık onunla dalga geçiyorlardı. O ise, havanın açılmasını bekliyordu. Niyeti alabildiğine açılmak ve avlana-madığı günlerin acısını çıkarmaktı. Böylece, ne kadar İyi bir balıkçı olduğunu dost, düşman yeniden görecekti.
O gece rüyasında, yüksek dağlarda, altın sarısı kumsallarda gezindi, mavi denizlerde dolandı, durdu. Sabah olmadan uyandı ve gidip Manolin’i uyandırdı. Kahvelerini içtikten sonra, Manolin ‘in yardımı ile kayığını denize indirdi ve açıldı.
Güneş doğmak üzereydi. Yaşlı adam kürekleri çekerken, u-çan balıkların suyu yararak dışarı fırlayışlarını, uçarken kanatlarının tısladığını duyuyordu.
Durmadan kürek çekti. Hep aynı hızla çektiği için yorgunluk duymuyordu.
Güneş denizin üzerinde gözükünce, kendisiyle kıyı arasında dağılmış sandalları görebildi. Karanlık sulara bakıyor, denizin derinliklerinde dimdik inen oltaları izliyordu. Bu arada, baş taraf*taki oltası titredi. Çekince, beş kiloluk bir orkinosun oltanın ucunda olduğunu gördü. “İyi yem olur” diye kendi kendine konuştu. Bugün seksen beşinci gündü. Mutlaka balık yakalaması lazımdı.
“Tamam” dedi ve bütün dikkatini oltaya verdi. Mutlaka vuran bir kıhçbalığı idi. Yaklaşık yüz kulaç derinliğindeki oltanın ucundaki yemleri yiyordu. Oltanın ipini yavaşça gevşetti. Böylece, balık yemi rahatlıkla yiyebilecek ve yakalanacaktı. “Haydi, biraz daha ye” diye yine konuştu.
“Haydi bakalım” diyerek oltayı iki eliyle kavradı ve Ancak, onu bir parmak bile yukarı alamamıştı. İyi ki oltası çok sağlamdı. Ama, tekne ağır ağır sürükleniyordu.
Roller değişmişti. Yaşlı adam balığı çekeceğine, balık yaşlı adamı çekiyordu.
Böylece güneş battı. “Keşke Manolin’de yanımda olsaydı, hem bana yardım eder, hem de ne kadar büyük bir balık yakaladığımı görürdü. Hem, İnsan yaşlanınca, yalnız kalmamalı…” Hem böyle düşünüyor, hem de yakaladığı balığın nasıl bir şey olduğunu kestirmeye çalışıyordu.
Tan yeri ağarmak üzereydi ki, balık yemlerden birini kaptı. Çubuğun biri kırıldı. Hemen, ustalıkla bıçağını çıkarıp, oltaları kesti ve birbirine bağladı. Bütün bunları, tek eliyle yapıyordu. Yedekte altı tane oltası daha vardı.
Güneş biraz yükselince, balığın henüz yorulmamış olduğunu anladı. Bu direnişinden dolayı, balığa saygı duyuyordu. Bir ara gözü, kayığına konan kuşa takıldı. Ona bakarken, balık birden bire oltayı çekti. Yaşlı balıkçı denize düşmese de, yere kapaklanmaktan kurtulamadı. Bu arada, sol eli olta tarafından kesilmiş, tamamiyle hissiz bir hal almıştı. Dinlenmesi ve canlanması için, sağ elini devreye soktu.
Birden, sağ eliyle tuttuğu oltanın gerginliğinde bir değişiklik sezdi. Oltanın yavaşça yükseldiğini gördü. Olta düzenli olarak yükseldi. Sonra, sandalın baş yönünde bir şişlik göründü ve balık fırladı. Yükseldi, yükseldi, sonu gelmiyordu. Güneşte pırıl pırıl parlıyordu. Sonra tekrar suya daldı. Tekneden en az yarım metre daha uzundu.
“Onu öldürmek zorundayım, iriliğine ve güzelliğine rağmen bunu yapmalıyım” dedi. ‘ ı
Öğleden sonra, sandal hala ağır ağır ilerliyordu. Balık bir kere daha yüzeye kadar çıktı ama zıplayamadı. Böylece, vakit yine akşam olmuştu.
Bu arada, oltayı kolundan söküp, kayığa sıkıca bağladı. Biraz dinlenmesi ve karnını doyurması gerekiyordu. Yakalamış olduğu yunus balığını dilimledi ve yedi. Şimdi de biraz uyuyacaktı. Oltayı tekrar aldı ve eline doladı ve uyumak için biraz uzandı. Tam dalmıştı ki, eli hızla suratına çarptı. Olta, sağ boşalıyordu. Güç bela, ellerini parçalama pahasına da olsa, kontrolü sağladı, ancak halen yattığı yerden kalkamamıştı. Sonra, yavaş yavaş doğruldu.
Denize açılalı üçüncü gün olmuştu. Ve balık, teknenin etrafında dönüp duruyordu. Yaklaşık iki saat, balığın bu dönüşleri devam etti. Ancak, her dönüşü daha kısa oluyordu. Anlaşılan oydu ki, balık da son kozunu oynuyordu. Yaşlı denizcinin de balıktan farkı yoktu. “Sonuna gelmişken, yenilmemeliyim” diye sürekli kendisine cesaret ve güç veriyordu.
Saatlerce, balık dondu, zıpladı. Gitti, geldi. Yaşlı balıkçı neredeyse pes etmek üzereydi ki, sonunda, balığın yaklaştığı bir anda zıpkınını saplamayı başardı. Zıpkını yiyen dev balık birden bire canlandı ve hızla uzaklaştı. Belli ki o da son kozlarını oynuyordu. Yaşlı adamın gözleri karardı, başı döndü. Yine de oltanın ipini yavaşça gevşetmeyi becerebildi. Bir müddet sonra baktığında, balığın suyun üstünde kımıldamadan durduğunu gördü.
Şimdi de balığı taşımak için, kafasını toparlamalıydı. En a-zından yedi yüz kilo gelirdi. Önce, baş tarafına gidip, solungaçlarından ipi geçirdi. Böylece, balığı sandalın baş, orta ve kıç tarafına bağladı. Sonra da yelkenleri açarak, yavaş yavaş yol almaya başladı.
Kan kokusunu alan bir köpek balığı, yaklaşık bir saatten beri kayığın ve balığın peşindeydi. Bİr müddet sonra yaklaştı ve balıktan kocaman bir et parçası kopardı. Yaşlı balıkçı, zıpkınım olanca hıncıyla tam gözünün üstüne saplayarak, onu öldürdü. Ancak, kan kokusunun artması hiç de iyi değildi.
Nitekim çok geçmeden iki köpek balığı daha göründü. Yaşlı adam bütün gücü ve ustalığıyla, ikisinin de hakkından gelmeyi başardı. Ancak, bu zamana kadar, balığının dörtte bîri de saldır*ganlar tarafından yenilmişti.Kayık gidiyor, ama henüz hiçbir ışık gözükmüyordu. Gece olunca, bu sefer sayısını bilmediği köpek balığı hücumu başladı. Artık karşı koymanın faydasız olduğunu biliyordu. Yine de, sopası ile elinden geldiği kadar vurdu, vurdu. Sopası yitince, dümenin tahta kolunu kaptığı gibi, balığın başına saldıran köpek balığına, gücünün son kırıntılarım toplayarak, yine tüm hıncı ile vurdu, vurdu. Son köpek balığı buydu. Ancak, yenecek bir şey de kalmamıştı.
Şimdi tek hedefi, evine varmaktı. Bütün ustalığını kullanarak, saatler sonra küçük limana girdi. Tekneyi elinden geldiğince yanaştırıp, bağladı. Sonra da sereni toplayıp sırtına attı ve evin yolunu tuttu. O kadar yorgundu ki. Eve varır varmaz hemen uyudu.
Sabahleyin çocuk kapıyı açıp girdiğinde, yaşlı balıkçı halen uyuyordu. Çocuk onun ellerini görünce ağlamaya başladı. Sonra kahveden kahve aldı ve yaşlı adamın yanma döndü. Uyanıncaya kadar başından ayrılmadı. Uyanınca, kahvesini uzattı.
Çocuğu görünce, “Yendiler beni Manolin, yendiler beni” dedi. Çocuk da, “sem balık değil ötekiler yendi” diye karşılık verdi. Sonra, yaşlı adam yeniden uyudu. Çocuk hep başındaydı. Artık ne olur*sa olsun, yaşlı adamla beraber balığa çıkacaktı. Çünkü o usta bir balıkçıydı ve ondan öğreneceği çok şey vardı.
Kitabın Yorumu: Kitap içeriği açısından çok güzel bir kitap, kitabı okurken hiç sıkılmadım, baştan sona sürükleyici ve etkileyici bir kitaptı. Özellikle ihtiyar balıkçının azim ve karalılığı beni çok etkiledi.

NOT : Bu  özeti  bize  sağlayan derreg adlı kullanıımıza   teşekkür  ederiz..

Bu kitabı satın alabilirsiniz.

İhtiyar balıkçı  kitap özeti  (1) ‘ i   görmek   görmek için tıklayınız

VN:F [1.9.22_1171]
Bu yazının aldığı puan
Rating: 7.3/10 (145 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +11 (from 43 votes)
İhtiyar Balıkçı Ernest Hemingway (özet 2), 7.3 out of 10 based on 145 ratings
0ı9o0*
Ocak 13th, 2010 at 10:33 am

güzel keşke daha kısa olsaydı özeti…

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 16 votes)
yaren
Ocak 13th, 2010 at 1:22 pm

ya olaydan çıkarılacak sonucu da söylesenşz süper olcak

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -10 (from 16 votes)
admin
Ocak 14th, 2010 at 1:35 am

Sen neden okuyup özetini çıkarmıyorsun Yaren.. Böyle Kopyalamakla hayatta hiç bir başarı elde edemezsin

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +5 (from 31 votes)
memet
Şubat 10th, 2010 at 4:40 am

özeti buldunda kısasınımı istiyorsun sen baya gerisin dangalak

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +3 (from 31 votes)
oya
Haziran 23rd, 2010 at 10:51 am

ne kadar salaksınız boş yere internette gezeceğne git
kitap oku hele sen yaren sen salaksın senden ne köy olur ne de kasaba sen den hiçbirşey olmaz ben seni tanıyorum sizin durumunuz iyi siz zenginsiz çok ayıp burdan özeti okuyup bunu özet defterine yazman çok ayıp git çabuk bu kitabı oku yoksa seni babana söylerim birdaha seni hiç tatile dersahaneye okula göndermez yani ilk okul mezunu olup biriyle evlenirsin 15 yaşında mutsuz olursun eğer bu kitabı okumazsan yaren seni bizim öğretmene söylerim çabu İHTİYAR BALIKÇI KİTABINI OKU çok yakın bir dost

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -16 (from 22 votes)
oya
Haziran 23rd, 2010 at 11:03 am

tabi yarencim cevap yazamaszın çünkü seni annene babana öğretmenimize söyledim onun için şimdi sana ne güzel ceza veriyorlardır şimdi sen ah ah ah yapmayın diyorsundur

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -10 (from 16 votes)
defne
Kasım 22nd, 2010 at 9:28 am

süper bir kitap harkesin okumasını tavsiye ederim
o kadarda güzel sayılmaz ama
ama güzel mi güzel
herkes okusun bu kitabı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +3 (from 9 votes)
defne
Kasım 22nd, 2010 at 9:30 am

bence hayır
yorumunu okumadan ceva verdim özür dilerim
zaten de hiç güzel adın yokmuşşşş

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -7 (from 9 votes)
seyyid 38
Kasım 28th, 2010 at 6:29 am

yha balıkcı kılıç balığının başını kime werdi???
sölemien top olsun :}

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -8 (from 8 votes)
merve
Mart 16th, 2011 at 11:01 am

teşekkür ederim çok işime yaradı :))))))))))))))))))))))))

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 8 votes)
hazal
Mart 28th, 2011 at 1:16 am

çok güzel sağolun çok işime yaradı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 7 votes)
acıların çocuğu
Ekim 18th, 2011 at 12:58 pm

allah bin kere razı oplsun yarın ki sınavım iyi geçsin yarabim bna şans dileyin :)

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 1 vote)
aleyna
Ekim 24th, 2011 at 9:08 am

yılın hatta dönemin en iyi kitabı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +3 (from 7 votes)
aleyna
Şubat 4th, 2012 at 12:30 pm

basın
yılını söylermisiniz

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 6 votes)
beyda
Mart 7th, 2012 at 1:47 pm

okudum ve sınavdan100 aldım gerçekten teşekkür ederim.

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 7 votes)
eda
Mart 7th, 2012 at 1:48 pm

bence bu yalan çünkü sınavdan 60 aldım

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -5 (from 5 votes)
Emir
Şubat 8th, 2013 at 11:32 am

Niye herkes Yaren e taktı ki??

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
Hacii
Şubat 8th, 2013 at 11:42 am

Orospppu Çoccukklarıı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -3 (from 3 votes)
Defne
Nisan 22nd, 2013 at 5:10 am

ne kadar güzell

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
emre ateş
Haziran 1st, 2013 at 2:01 am

ççççççççooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkk ggggggggggggüüüüüüüüüzzzzzzeeeeeeeeeelllllllll

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 2 votes)
sanane
Eylül 21st, 2014 at 6:11 am

bence kitap çok gzelll okuyun bu kitabı özetini kitabı okuduktan sonra okuyunn

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

LEAVE A COMMENT