Halide Edip Adıvar Biyografisi

halide-edip-adivar

Halide Edip Adıvar 1884 yılında İstanbul’da doğdu.O zamanların şartlarına göre oldukça iyi bir eğitim aldı. İlk önce Amerikan Kız Kolejine gönderildi ve Fransız edebiyatı hakkında geniş bir bilgiye sahip oldu orda. 1908 yılında gazetelere kadın hakları hakkında yazı yazmaya başladı. Tabi doğal olarak da, kadınları ikinci sınıf canlılar olarak gören dönemin bazı insanalrı tarafından hoş karşılanmadı bu olay. Daha sonra 31 Mart ayaklanamsı nedeniyl Mısır’a gitti. Milli Mücadele’de önemli bir yere sahiptir Halide Edip, Balkan Savaşları sırasında hastanelerde çalıştı, Kurtuluş Savaşı’na katıldı. En akılda kalan ise Halide Edip Adıvar’ın İzmir’in işgalini protesto sırasında yaptığı konuşmadır.

1917’de Cumhuriyet Halk Fırkası ve Atatürk ile yaşadığı anlaşmazlıktan dolayı eşi Adnan Adıvar ile birlikte yurtdışında yaşamaya başladı ta ki 1939 yılına kadar. 1940 yılında İstanbul Üniversitesi’inde İngiliz Filolojisi Kürsüsü başkanı olmuştur. Daha sonra 1950 yılında tekrar siyasete dönerek Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili oldu. 1954 yılında da Demokrat Parti’den istifa ederek evinde yaşamaya başlamıştır. 1964 yılında da hayatı son bulmuştur.
Halide Edip Adıvar’ın ilk edebi eserleri olan Seviye Talip, Handan ve Son Eseri öyküleri genelde aşk konusunu işler fakat o güne kadar olan aşk öykülerinden çok farklıdır. Kadın daha dominant bir rol oynar. Önceki öykülerin aksine, bu öykülerde kadın erkeği seçer ve genelde aşkın öyküsünü erkeklerin anı defterinden ya da mektuplarından anlatır. Halide Edip’in kendini yansıttığı söylenen bu romanlarda ideal Türk kadınını temsil ettiği söylenir. Batı kültürünü benimsemiş, modern, yabancı dil bilen, müzik ve sanattan anlayan bir kadın portresi oluşturulmak istenmiştir.

Adıvar 1910 yıllarında Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Ahmet Ağaoğlu ile birlikte Türk Ocağı’nda çalışmaya başladıktan sonra yazdığı Yeni Turan adlı romanında (1912) yurt sorunlarına eğilir. Bu romanda Halide Edip, ütopik bir Türkiye’den bahseder. Yazarın en çok beğenilen romanları olan Ateşten Gömlek (1922) ve Vurun Kahpeye (1923) ise Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’da tanık olduğu olayları, direnişleri, kahramanlıkları, ihanetleri anlatırken kendi gözlemlerinden yararlandığı için daha gerçekçidir. Bu romanlarda da idealize edilen kadın modeli vardır yine. Özellik Ateşten Gömlek romanında bu belirgindir. Ama bu romanlarda, öncekilere nazaran daha fazla milli bilinç ön plandadır, kadınlar aşklarıyla değil de genelde millet için savaşmalarıyla ön plana çıkarlar.
Adıvar’ın en ünlü romanı Sinekli Bakkal’da (1936) ileri bir adım attığını, yeni bir aşamaya vardığını görürüz. İlk romanlarının olay örgüsü bir iki kişi arasındaki bireysel ilişkilere bağlı olarak gelişirken, II. Abdülhamid dönemindeki Türk toplumunun panoramik bir tablosunu sergileyen Sinekli Bakkal’ın olay örgüsü siyasal, düşsel, toplumsal sorunlarla örülmüş olarak gelişir. Romanın okuru en çok çeken yönü de fakir kenar mahallesi, zengin konakları ve saray çevresiyle II. Abdülhamid zamanının İstanbul’u anlatmasıdır.

Ne var ki Halide Edip’in amacı bir dönemin Türk toplumunu yansıtmak değildir yalnızca. Bu felsefi romanda çevrelerin bir işlevi de belli değerlerin temsilcisi olmaktır. Sinekli Bakkal mahallesi gelenekleri ve insancıl değerleri sürdüren halk kesimini; Genç Türkler’den Hilmi ve arkadaşları devrimci aydınları; saray çevresi ise, yozlaşmış yönetici kesimi temsil eder. Roman iki kısımdan oluşmaktadıe. Birinci kısmın ana teması Abdülhamid’in istibdat idaresi karşısında şiddete başvurarak devrim yapmanın geçerliliği sorunudur. Gerçi Adıvar içtenlikle ezilen halktan yanadır, ama gelenekçiliği ve savunduğu mistik dünya görüşü şiddete başvurarak devrim yapmayı onaylamasına izin vermez. Romanda II. Meşrutiyet’in ilanı “asırların kurduğu müesseselerin köklerini” söken, “içtimaî ve siyasî nizam ve intizamı” altüst eden bir devrim olarak nitelenir. Doğru tutum Mevlevî tarikatından Vehbi Dede’nin yaptığı gibi “herhangi bir hayat fırtınasını sükûnetle seyretmek”tir. Yazar devrimden değil evrimden yanadır. Romanın ikinci kısmında yozlaşmış saray çevresi sergilenirken ana tema olarak Rabia ile Peregrini ilişkisi gelişir ve evlilikle son bulur. Bu evliliğin simgesel anlamı Batı ile Doğu’nun bileşimi olarak yorumlanmıştır. Ama Peregrini’nin “öylebasit ve insanî ananeler” dediği geleneklere bağlı Sinekli Bakkal mahallesindeki cemaat yaşamına hayran olması, Müslümanlık’ı kabul ederek Rabia ile evlenmesi ve mahalleye yerleşmesi, daha çok Doğu değerlerinin üstünlüğüne işaret sayılmaktadır. Ne var ki yazar, Rabia ile Peregrini’nin sevişip evlenmelerine inandırıcı bir hava verememiştir. Farkedilir ki, olaylar yazarın kafasındaki bir görüşü dile getirmek için tertiplenmekte ve Doğulu kadın ile Batılı erkek yazarın tezi gereği seviştirilip evlendirilmektedirler. Birinci kısımda olay örgüsünün doğal gelişimi, farklı dünya görüşlerine sahip kişiler arasındaki çatışmadan doğan gerilim ve dramatik sahneler, ikinci kısımda yerlerini, zorlama izlenimi veren bir ilişkiye ve saray çevresinin tanıtılmasına bırakınca romanın sanatsal düzeyi düşer.

1943’te CHP Ödülü’nü alan Sinekli Bakkal Türkiye’de en çok baskı yapan roman olmuştur. Halide Edip’in daha sonraki romanları ise öncekilerin verdiği tadı verememiştir…

Sonuç olarak; Halide Edip Adıvar, Türk edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü öncelikle ilk kadın yazarlardandır kendisi ve olayların kadın gözüyle incelenmesini gösteren romanları bu açıdan çok önemlidir. Bir diğer önemli nokta ise romanlardaki kadınların nitelikleri, kültürlü kadın anlayışını geliştirmiştir. Bu sayede günümüzdeki kadın haklarının, kadın kültürünün oluşmasının temelleri bu romanlarla atılmış denebilir.

ESERLERİ


Roman

  • Heyula (1909)
  • Raik’in Annesi (1909)
  • Seviye Talip (1910)
  • Handan (1912)
  • Yeni Turan (1912)
  • Son Eseri (1913)
  • Mev’ud Hüküm (1918)
  • Ateşten Gömlek (1923)
  • Vurun Kahpeye (1923)
  • Kalb Ağrısı (1924)
  • Zeyno’nun Oğlu (1928)
  • Sinekli Bakkal (1936)
  • Yolpalas Cinayeti (1937)
  • Tatarcık (1939)
  • Sonsuz Panayır (1946)
  • Döner Ayna (1954)
  • Akile Hanım Sokağı (1958)
  • Kerim Ustanın Oğlu (1958)
  • Sevda Sokağı Komedyası (1959)
  • Çaresaz (1961)
  • Hayat Parçaları (1963)

Öykü

  • Harap Mabetler (1911)
  • Dağa Çıkan Kurt (1922)
  • Kubbede Kalan Hoş Seda (1974)

Oyunlar

  • Kenan Çobanları (1916)
  • Maske ve Ruh (1945)

Anı

  • Türkün Ateşle İmtihanı (1962)
  • Mor Salkımlı Ev (1963)

Diğer Eserler

  • Talim ve Terbiye (1911)
  • Turkey Faces West (1930)
  • Conflict of East and West in Turkey (1935)
  • Inside India (1937)
  • Türkiye’de Şark-Garp ve Amerikan Tesisleri (1955)
  • İngiliz Edebiyat Tarihi, 3 cilt (1940-1949)
  • Doktor Abdülhak Adnan Adıvar (1956)

Halide Edip Adıvarın tüm kitaplarını  satın alabilirsiniz.

VN:F [1.9.22_1171]
Bu yazının aldığı puan
Rating: 7.7/10 (34 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +8 (from 14 votes)
Halide Edip Adıvar Biyografisi, 7.7 out of 10 based on 34 ratings
admin
Ağustos 6th, 2008 at 11:59 pm

Ben Ateşten Gömlek romanını okumuştum, çok güzeldi roman. Bence okunması gereken romanlardan biri. Halide Edip Adıvar çok güzel yazıyor diye düşünüyorum…

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 6 votes)
merve
Ocak 5th, 2009 at 11:43 am

gercekten super bencede coookkkk harikaa

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 5 votes)
adem
Nisan 5th, 2009 at 5:07 am

iyi güzelde bensizden biyografisini istedim siz bana roman veriyosunuz bunu biraz kısaltın rica ederim

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 6 votes)
BELAFONTE
Nisan 24th, 2009 at 11:41 pm

ATESTEN GÖMLEK GÜSEL OKUYUN. ALARAMDA OKUSUN GÜSEL Bİ ROMAN

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 4 votes)
hayırsız
Ekim 27th, 2009 at 6:28 am

ya bence sinekli bakkal sıkıcı ama ateşten gömlek güsel:)

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 3 votes)
yok
Şubat 27th, 2011 at 1:59 am

cok uzun ama çok güzel

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
kewser
Nisan 15th, 2011 at 8:16 am

few kaladenin fewkinde dönem ödewimdi çok begendim :)

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)

LEAVE A COMMENT