Değişmek ve Değiştirmek-kişisel gelişim

Performansımızı artırarak birçok olumsuzlukları düzeltebiliriz.Ve kendimizi geliştirebiliriz.Zira başarı için buna ihtiyacımız var.Hele hele hedefi daha büyük olanlar varsa..Dünyayı değiştirmeyi düşünenler varsa işte onların özellikle performanslarını artırmaları şarttır.
Peki,nasıl olabilir? Yani bu dünyayı nasıl düzeltebilirler?

Bir Pazar sabahı baba dinlenmek ve bu günü kendine ayırmak isteğiyle gazetesini almış ve koltuğuna kurulmuştu.Çocuk koşarak geldi ve “baba beni bugün sinemaya götürecektin” dedi.Baba içinden “eyvah” dedi.Tatil fikri yatmak üzereydi.Birden aklına bir fikir geldi.Bir gazetenin yanında bir dünya haritası vermişlerdi.Baba haritayı aldı ve iyice parçaladıktan sonra oğluna “ bu haritayı düzeltirsen götürürüm “ dedi.Oğlanı odasına gönderdi.İçinden “ değme coğrafyacı gelse akşama kadar düzeltemez” diye düşünüyordu.

Oğlu on dakika sonra geldi “baba düzelttim” dedi.Baba şaşırmış ve görmek istemişti.Oğlunun odasına gittiler ve adam gerçeği görünce şaşkınlık içinde sordu “ oğlum nasıl yaptın” dedi.Oğlu “baba verdiğin dünya haritasının arkasında bir insan vardı,insanı düzelttim dünya kendi kendine düzeldi.”

Evet,insanı düzelttin dünya zaten düzelir.Dünyayı düzeltmek isteyen insanı düzeltsin,insanı düzeltmek isteyen kendini düzeltsin yeter.Aslında iş bizde bitiyor.Kendini düzeltmeyi göze almayan hiçbir şeyi düzeltemez.Kendini değiştirmeyen hiç kimseyi değiştiremez.Kendini geliştiremeyen hiç kimseyi geliştiremez.

Ama sizler zaten bir güneş olmaya adaysınız.Yeter ki isteyin.Unutmayalım ki bizler doğduğumuzda ağlıyorduk ama çevremizdekiler gülüyorlardı.Öyle bir hayat yaşayalım ki bizler öldüğümüzde gülerken,çevremizdekiler ağlasınlar.İşte bunun yolu performansımızı artırmak ve fark ettirmek.

İçinizde mutlu olmayı istemeyen var mı? İçinizde başarılı olmayı istemeyen var mı? Olmadığını zannetmiyorum.Bu güç içimizde var.Gelin şimdi gerçek gücümüzü fark edelim.Şimdi lütfen sağ elinizi havaya kaldırın ve avucunuza odaklanın.Avucunuzdaki o gücü hissetmeye çalışın.Şimdi yavaş yavaş elimizi kapalı yumruk yapalım.Şimdi iyice sıkın yumruğunuzu.Nasıl,daha güçlü değil mi?

Sizi hiç köpek kovaladı mı? Bunu daha önce bir arkadaş grubumda sordum ve bir arkadaşım heyecanla anlatmaya başladı.Dedi ki “beni köpek kovaladığında yaklaşık iki metre yükseklikteki bir duvara nasıl çıktığımo bilemiyorum” Hemen sordum “normal zamanda olsa çıkabilir miydin?” “hayır “ dedi.Belki sizlerde böyle durumlarla karşılaştınız.

Seyit onbaşıyı hepiniz hatırlayacaksınız.O mermiyi kaldırmasını daha sonra istediklerinde yapamamıştı.İşte biz içimizde potansiyel bir güce sahibiz ama açığa çıkartılması oldukça zor.Bizler bunun yolunu aramalı ve bu gerçek performansı açığa çıkartmalıyız.
Bizler değişim gücüne sahibiz.Değişemiyorsak bunun sebebi,bu güçten habersiz olduğumuz için isteksiz davranmamızdır.
“Bir böceğin hayatı” filminde bir grup karıncanın hayatı ele alınmaktadır.Karıncaların çekirgelere haraç olarak yiyecek toplamak zorunda oldukları bu çizgi film tamamen bir mücadele ve değişim içeriklidir.Herkese tavsiye ederim.

Orada bir sahne var.Karınca Frig bir icatta bulunur.Tek tek topladıkları ve bir karıncanın her seferinde tek bir tane taşıyabildiği yiyecekleri kısa sürede daha fazla toplamak ve daha fazla taşımak için bir makine yapar.Ama nedense müthiş bir tepki alır.Diğerlerine göre boş işlerle uğraşmaktadır.Özellikle yaşlılar kızarak “bırak o acayip şeyi de sende herkes gibi sıraya geç ve yiyecek topla” derler.”Biz larvalığımızdan beri böyle toplarız” diye de değişme olan kapalılıklarını ortaya koyarlar.
Yine aynı filmin bir başka sahnesinde karıncalar ellerinde yiyeceklerle ilerlerken, tabii ki tek sıra halinde,yukarıdan bir yaprak sallanarak yavaşca sıranın tam ortasına düşer.Yaprağın arkasında kalıp sıradan kopanları bir korku alır.”Eyvah kaybolduk” diye bağırmaya başlarlar.O sırada bunu gören tecrübeli ve daha yaşlı bir karınca koşarak gelir ve “telaşlanmayın,sakin olun” diye telkinde bulunur.”Şimdi yaprağın etrafında dolaşacağız” der.”Yapamayız” deyince diğer karıncalar,tecrübeli olan “saçma… şimdi gözlerime bakın ve yavaş yavaş hareket edin” diyerek yavaşca grubu yaprağın etrafından dolaştırıp tekrar sıraya kavuşturur.Bu büyük bir başarıdır.

Aslında bu tip problemler tek düze gidişatta bir değişim zamanının ifadesidir.Ama biz bunu mahvolmak gibi algılayabiliyoruz.Şanslıysak bir tecrübeli karınca da bizi bulur ve yola tekrar döneriz
İçimizdeki mevcut potansiyeli açığa çıkartmaktan korkmayalım.Bu potansiyel değişimin vazgeçilmez yakıtıdır.Yeter ki isteyelim.İstersek çok şeyi başarabilir ve değişebiliriz.

VN:F [1.9.22_1171]
Bu yazının aldığı puan
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

Yorumunuzu bırakın