Define Adası – Robert Louis Stevenson

define-adasi
Kitabın Adı:DEFİNE ADASI
Kitabın Yazarı:
Kitabın Yazılma Yılı:1881-82
Kitabın Yayınevi: Türkiye İş Bankası Yayınları
Kitabın Basım Yılı: 2008
Sayfa Sayısı:264
Kitabın Konusu: Define Adası İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson’un yazdığı bir macera romanıdır. Ayrı bir kitap olarak 1883 senesinde çıkan bu yapıt, daha önce 1881-1882 yıllarında bir çocuk dergisinde diziler halinde yayınlanmıştır.

Tüm romanların belki de en çok işlenenidir. Tropikal adalar, x işaretli hazine haritaları ile tek gözü kör ve bantlı, bir eli kancalı, omuzunda papağanı ile belleğimizde canlandırdığımız korsan kavramları üzerinde Define Adasının büyük etkisi olmuştur.

Stevenson Define Adası’nı yazmaya başladığında 30 yaşındaydı, bu onun bir romancı olarak ilk başarısı olacaktı. İlk onbeş bölüm 1881′de İskoçya yaylalarında bulunan Braemar’da yazıldı.

Kitabın Özeti:
Babam, annem ve ben İngiltere’nin batı sahillerinde, küçük bir kasabada, küçük bir hanı işletiyorduk. Ben, on on iki yaşlarıdayken, bir gün hana iri yarı, kir pas içinde, suratında yara izi olan, denizci birisi geldi. Hanımızı beğendiği için kalacağını, fazla yemek ve yer seçici olmadığın belirtti ve üç altını çıkartıp masanın üzerine avans olarak koydu.
Bir gün bana, dikkatli olup, bir ayağı tahta olan bir denizciyi gördüğümde, kendisine haber verirsem, ayda dört peni kazana­cağımı söyledi. Ben de kabul ettim. O günden sonra gözümü dört açtım.
Akşamlan içiyor, maceralarım anlatıyor, milleti kendisini dinlemesi için zorluyordu. Müşteriler ondan çekindikleri için seslerini çıkaramryorlardı ama her geçen gün de handan çekiliyor­lardı. Babam, “eyvah, bu gidişle iflas edeceğiz” diyordu. Aradan aylar geçmiş olmasına rağmen handan gitmeye niyeti yok gibiydi. Bir müddet sonra ne bana, ne de babama para vermez oldu. Gün geçtikçe borcu birikiyordu. Babamla sık sık tartışıyorlardı. Bir tartışma sırasında, babam kalp krizi geçirdi. Gelen doktor, aynı zamanda bölge polisi imiş. Kaptanın eli bıçaklı halini görünce, ona kızdı ve bir suç işlerse hapse tıkacağını belirtti. Ne hazin ki, birkaç gün sonra babam öldü.
Babam ölmeden birkaç gün Önce, bîr denizci gelip, “Bili bu­rada mı?” diye sordu. Tarifinden kaptanı aradığını anlamıştım. Bir müddet sonra, kaptan uzaktan görünce saklandı. Kaptan içeri girip oturduktan sonra, birden bire ortaya çıkıp, afallayan kapta­nın yanına gidip oturdu. Biraz sonra karşılıklı olarak bıçaklarını çektiler ve kapıştılar. Sonra, bizim kaptan diğerini önüne katıp kovaladı, ama biraz sonra da bayılıp yere düştü. Meğer, sara nö­beti geçiriyormuş. Babamı kontrole gelen doktor onu da muayene etti ve böyle içmeye devam ederse çok yakında öleceğini söyledi.

Bu arada da babam öldü.
Birkaç gün sonra, kör bir adam gelip, kaptanla görüştü. Git­tikten sonra, kaptan “bana altı saat süre tanıyorlar” dedi, ama birkaç dakika sonra da sarsıla sarsıla Öldü. Bu kısa süre içinde gördüğüm ikinci ölümdü.
Annemle, ölünün başında bir müddet bekledikten sonra, yardım almak için köye gittik. Kaptan Flint ismini duyan, hiç kimse yanımıza yaklaşamıyordu. Mecburen, yine yalnız başımıza hana geldik. Kaptanın odasına çıkarak, sandığını açtık, gelenler olduğu için acele ile, bazı kağıtları ve paralan alıp handan çıktık. İlerde bir yere saklandık ve biraz sonra yedi sekiz kişinin ellerinde meşalelerle hanın kapısında olduklarını gördük. Sonra içeri girdi­ler. Bir müddet sonra aralarında tartışmaya, sonra da duydukları at sesleri nedeniyle kaçmaya başladılar. Sadece kör kaptan ortada kalmıştı. Hızla gelen atlılardan birisinin çarpmasıyla o da öldü. Koşa koşa annemin yanına gittim. Kadıncağız, korkusundan sin­miş kalmıştı. Beni görünce, sarılıp ağladı.
Gümrükçüler, kaçanları kovaladılar. Ancak, çoktan gemile­rine atlayıp kaçmışlardı. Hana girdiğimizde, bu kadar kısa süre­de, nasıl böyle altını üstüne getirebildikleri hayret verici bir olay­dı. Gümrükçülerin başı Jack bunun sebebini öğrenmek istedikle­rinde koynumdaki muşambayı gösterdim. Hep birlikte doktorun yanına gittik. Doktor ve Jack bana iltifat ettiler ve kahraman bir çocuk olduğumu söylediler.
Anlaşılan oydu ki, Kaptan Flint denen adam çok tehlikeli bir korsandı ve bir yerlere gizlemiş olduğu hazinesi vardı. O, para peşinde değil, hazinenin yerini gösteren haritanın peşinde idi. Ve bu harita, koynumdan çıkardığım muşambadaki kağıtların ara­sında idi.
Şimdi hedef hazineyi bulmaktı. Ayarlanan bir gemi ile yola çıkacaktık. Hazine falan umurumda değildi. Böyle bir yolculuk yapacağım için çok heyecanlı ve sevinçliydim.
Nihayet, Brİstol limanından, denize açıldık. Yolculuğumuz genellikle sakin geçiyordu. Adaya varmamıza bir iki gün yolu­muz kalmıştı. Akşam vakti elma almak için girdiğim fıçının içinde iken, ayru zamanda aşçılık da yapan tek bacaklı gemici Silver geldi ve fıçının üstüne oturdu. Tam sevinçle kendisine seslenecek­tim ki başka bir gemici ile konuşmalarını duyunca vaz geçtim. Anladığım kadarıyla, bunların hepsi korsandı. Silver de bizim kaptanın korkuyla kaçtığı tek bacaklı meşhur korsandan başkası değildi. O andan sonra, gemideki birçok namuslu insanın hayatı bana bağlıydı. Fıçıdan çıkınca, hemen kaptan, kont ve doktorla bir araya geldim ve tüm duyduklarımı anlattım.
Adaya varınca, ben de karaya çıkanlar arasmdaydım. Ko­nuşmamıza göre Kont, doktor ve kaptan gemide kalmışlardı. Bir ara Silver ile arkadaşı Tom’un konuşmalarını duydum. Hemen saklanıp, dinledim. Tom, Silver’e karşı çıkıyordu. Bunun üzerine Silver, Tom’u bıçağıyla öldürdü. Çok korkmuştum. Hemen gö­rünmeden kaçmaya başladım. Epeyce koştuktan sonra, burada yamyam gibi bir adamla karşılaştım. Yanımda tabancam olduğu için, karşısına dikildim. Sonra, adamda benim zararsız olduğumu anlayınca konuşmaya başladık. İsmi Benjamin Gunn olan gemici, üç yıl önce burada tek başına yaşamaya mahkum edilmişti. Ona karşı bîr yakınlık duyuyordum.
Birden bir patlama sesi duyduk. Anlaşılan savaş başlamıştı. Hemen, Gunn’Ia beraber, limana doğru koştuk. Yolda, Gunn’la birbirimizi kaybettik. Koşa koşa limana yaklaştığımda, doktor ve kaptanın diğer gemicilerle bir arada olduklarını gördüm. Gemiyi terk etmişlerdi. Onlara gördüğüm her şeyi anlattım. Onlarda, gemiyi ele geçirecek iken, ben olmadığım için bu plandan vazge­çip, karaya çıkmışlar. Tom’un Ölüm çığlığını benim zannederek, geri dönmüş ve gemide lazım olacak ne varsa bir kayığa yükleyip, yeniden adaya çıkmışlar. Tabii, gemidekiler bunları görünce, top ateşine tutmuşlar ancak, isabet ettirememişler. Karaya çıkınca, bu sefer de karadakilerle silahlı çatışmaya girmişler. Neticede, bu kütükten eve sığınmışlardı.
Bir müddet sonra, Silver ve adamları yakınımıza kadar gelip, anlaşmak İstediklerini söylediler. Kaptan onlara, “Şayet teslim olursanız, hayatınızı bağışlar, sizi en yakın cezaevine bırakırım. Yoksa teker teker Öleceksiniz” dedi. Kızgınlıkla gerisin geriye gittiler. Sonra, kaptan hepimizi mevzilere yerleştirdi ve nasıl savaşacağımızı anlattı.
Nitekim, çok geçmeden dört bir yandan ateş etmeye başladı­lar. Hızla, bulunduğumuz yere doğru ilerliyorlardı. Artık kavga, kılıç ve tabanca ile oluyordu. Sonuçta, bizden üç, onlardan altı kişi ölmüştü.
Kaptanın yarası pek ağır değildi. Doktor, onun yarasını sar­dıktan sonra, dışarı çıktı. Anladığım kadarıyla, Benjamin Gunn’u bulmaya gitmişti. Ben de, yanıma iki tabanca, mermi ve peksimet alarak, kafamdaki planı gerçekleştirmek için kimseye söylemeden dışarı çıktım. Söyleseydim, bırakmazlardı. Niyetim kıyıya kadar gitmek ve bağlı olan geminin halatlarını kesmekti. Kayığa bindim ve sessizce gemiye yaklaşıp, halatı kestim. Gemidekiler farkına varmamışlardı. Aniden, aklıma gemiye çıkıp ve onların sarhoş-hıklarından faydalanarak gemiyi ele geçirmek geldi. Bir yolunu bulup gemiye çıktığımda, ortalıklarda kimseyi göremedim. Sonra, kilere doğru ilerlerken yerde yaralı yatan Hands’ı gördüm. Belli ki, diğer korsanlar tarafından yaralanmıştı. Onunla konuşup, anlaştım. Hands’m yaralarını sardım ve onun yönlendirmesiyle gemiyi Define Adası’na doğru yönlendirerek gitmesini sağladım. Yalnız, Hands’un yüzündeki ifadeyi hiç beğenmiyordum. Nite-kim bir müddet sonra, gemimiz karaya oturduğunda, sinsice arkamdan saldırdı. Hatta beni bıçakladı da. Ben de iki tabancamı birden ateşleyerek onu öldürdüm.
Yaramdan dolayı acılar içerisinde kıvranmama rağmen, ge­mide tehlike kalmadığı için rahattım. Kayalara çarptığı için yan yatmış bulunan gemiden çıktım ve yürüyerek kıyıya vardım. Amacım, kaîedekilerîn yanma varmaktı. Bizimkilere sürpriz yapmak için sessizce içeri girmiştim ki kendimi birden bire kor­sanların ortasında buldum. Korsanlar, kütükten evi ele geçirmiş­lerdi. Silver, alaycı bir şekilde “Demek döndün ha, Jack” diyordu. Bir şey vardı ki, benim diğerlerinden ayrılmış olduğumu zanne­diyorlardı. Sevindirici başka bir şey daha vardı ki, doktor, kaptan ve diğerleri ölmemiş, korsanların dediğine göre, onlarla anlaşarak her şeyi bırakıp, ayrılmışlardı.
Ben de, bütün gelişmeleri, geminin durumunu ve ölen adam­ları anlatarak, onlara meydan okur bir şekilde, dediklerimi yapmalarını söyledim. Bazı korsanlar üzerime saldıracaklardı ki Sİlver bırakmadı.
Sonra olaylar şöyle gelişti: Hep birlikte defineyi kazmak için gittik. Kazdığımız yerde, define falan yoktu. Birisi, daha Önce, bulmuş ve götürmüştü. Silver bana bir tabanca verdi ve hazır olmamı söyledi. Nitekim biraz sonra, ağaçların arasından korsan­ların üzerine kurşun yağmaya başladı. ,
Biraz sonra, korsanların üçü Öldürülmüş, ikisi ise kaçmıştı.
Meğer, Silver ve doktor anlaşarak planları yapmışlar. Benjamin Gunn’da bu plandaki rolünü çok güzel oynamış. Hazi­neyi oradan çıkarıp, kaldığı yere götüren de Benjamin’den başkası değilmiş.
Ertesi sabah erkenden toplanma hazırlıklarına başladık. Her millitenin parası ve altını mevcuttu. Tam üç gün, paralan çuvalla­ra yerleştirrhekle geçti. Kaçan korsanların adada bırakılması, yan-lanna yiyecek ve erzak verilmesi kararlaştırıldı. Sonra da demir alarak yola koyulduk. Birkaç gün sonra güzel bir körfeze girerek, demir attık. O günün, gecesi, Silveç yanına bir miktar para da alarak gemiden kaçtı. Bir bakıma iyi de oldu.
Bu limanda bir hafta kaldıktan sonra, rahat bir yolculuk ya­parak Bristol’a vardık. Paralan, ve altınları aramızda paşlaştık. Ben, annemin yanma gelerek, tekrar hanı işletmeye başladık. Tabii ki artık işleri hizmetçilerimiz görüyordu.

Kitabın Kahramanları:
JIM HAWKINS: Bu öykünün kahramanı Jim Hawkins,”Admiral Benbow hanını İşleten bir ailenin oğluydu.Olaylar onu bir adaya sürükledi ve ünlü korsan “Kaptan Flint’in definesini bularak zengin oldu.
BİLLY BONES: Yaşlı Kaptan,ünlü korsan “Flint’in adamlarından biriydi ve Flint’in definesinin haritası da elindeydi.Ancak definenin bulunduğu adaya yolculuk yapmaktan korkuyordu.Çünkü Flint’in tayfası,haritanın Bill’de olduğunu biliyordu.
BLACK DOG: Bill’i saklandığı Admiral Benbow hanında bulunan Flint’in tayfasıydı.Amacı Billi öldürüp elindeki haritayı almaktı.Harita Korsan Flint’in hazinesinin gizlendiği adanın haritasıydı.
PEW Black Dog Bill’den haritayı almayı beceremeyince Bill’in ikinci ziyaretçisi de Pew oldu.Pew kördü ancak Bill’i korkudan öldürecek kadar da ürkütücüydü. Pew Bill’e üzerinde siyah bir nokta bulunan bir kağıt verdi;bu onun ölüm emriydi…
KAPTAN DANCE Yörenin güvenliğinden sorumlu İngiliz subayıydı.Dance, Jim ve annesini korsanlardan kurtarmıştı…
DR. LİVESEY:Öykünün gerçek kahramanlarından birydi.Jim ve Trelawney ile birlikte define için adaya yolculuğa çıkmaya karar veren üç kişiden biriydi.Yolculuk boyunca,aklı ve cesareti ile defineye kavuşmalarında önemli bir rol oynadı.

SQUİRE TRELAWNEY: Trelawnwy devletin yetkili kişisiydi. Soylu biriydi.
KAPTAN SMOLLETT: Squire Trelawney yolculuk için Bristol’a giderek iyi bir gemi kiralamıştı.Geminin Kaptanı olarak da Smollett’i tutmuştu.Önce Silver yüzünden aralarında anlaşmazlık çıktı.Ama Kaptan tecrübeli bir denizciydi ve haklıydı…

LONG JOHN SİLVER: Silver Korsan Flint’in tayfasıydı ve defineyi biliyordu.Define adasına gelişi de ilk değildi.Önce tayfayı kışkırtıp isyana kalkışan Silver,daha sonra Jim’in hayatını kurtaracaktı…

ISRAEL HANDS: Gemini ikinci kaptanıydı.Önceleri Hands ile Silver arasında bir bağlantının olmadığı sanılıyordu.Oysa Hands,Silver’ın planını biliyordu ve Jim onunla ölüm kavgasına girdi…

BENN GUNN: Korsan Flint’in tayfalarından biriydi ve saklı define için adaya gelen ilk ekipte bulunuyordu.Defineyi bulamayınca arkadaşları onu cezalandırdı ve adada bırakarak gittiler…

VN:F [1.9.17_1161]
Bu yazının aldığı puan
Rating: 8.0/10 (1072 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +102 (from 316 votes)
Define Adası - Robert Louis Stevenson, 8.0 out of 10 based on 1072 ratings

Tags: , , , , , , , ,

262 Responses for “Define Adası – Robert Louis Stevenson”

  1. melek diyor ki:

    ewt ama güzel kitap herkesin okumasını tavsiye edrim mutiş  bi kitap

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -2 (from 4 votes)
  2. kömürlük cocugu diyor ki:

    KİTAP çok uzun okurken sıkıldım nedir bu öğretmenlerden çektiğimiz

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -3 (from 3 votes)
  3. adem diyor ki:

    ben valla mecbur kaldım ama okumadım!Özetini okudum sana da tavsiye ederim xDxD

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 6 votes)
  4. zehranur diyor ki:

    aaay ya ben vanpir kitaplarından hoşlanıyorum hocanın verdıgı kıtaba bakar mısınıs ? iskence degıldene buuuuuuuu ya çocuk kitabi

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -4 (from 4 votes)
  5. melis diyor ki:

    yha dieceğine yaz kzım sıkıcı değil işte emek bu emek varya sıkıcı özet değil sensin o skıcı kızım ha bide söleyim aklın yoksa kitap okuyuda kopyya alama okuda anla kendin çıkar

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -3 (from 7 votes)
  6. melis diyor ki:

    bende seni varya türke varya çok güzel salak

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -18 (from 50 votes)
  7. melis diyor ki:

    bu ne ki benim için ben 20 sayfalık kitap yazdım

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -14 (from 46 votes)
  8. melis diyor ki:

    nasıl kzım işte define adasısya sa onu yaz yada kitabı oku kendin çıkar

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -1 (from 41 votes)
  9. gsaslan diyor ki:

    define adası kitabının müthiş dili var ama cok küfürlü cevirmişler

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -12 (from 38 votes)
  10. gsaslan diyor ki:

    englihs capitain billy bones blackdog blind pew black spot

    türkçe kaptan billy bones kara-köpek kör pew kara leke

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -6 (from 40 votes)
  11. semih diyor ki:

    bence kitab cok gzl arkadaslar hem sürükleyici hem macera dolu bir kitap ben cok sevdim tavsiye ederim :)

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -6 (from 48 votes)
  12. coşar diyor ki:

    daha cok bilgi verirseniz iyi olu

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -10 (from 36 votes)
  13. gsaslan diyor ki:

    haklısın

    ben bu kitabı bu yaz tatilinin songünü akşam saat 11.00 da bitirdim
    kitabcok güzel
    harika

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -8 (from 36 votes)
  14. özlem diyor ki:

    çok güzel olmuş ama kitap özetlerini lütfen siz yapın buradan yazarsanız kitabı okumuş olmazsınız tamam öğretmeni kandırabilirsiniz ama ya kendinizi nasıl kandırabilirisiniz iyi düşünün

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -9 (from 37 votes)
  15. gökhan diyor ki:

    Cok güzel bir site bu siteyi hazırladıgınız icin tesekkürler:!!

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +4 (from 36 votes)
  16. Arda diyor ki:

    Bence kitap çoq güzel okyan okumayana tavsiye etsin.

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -4 (from 30 votes)
  17. Arda diyor ki:

    Bence Kitap Çoq Güzel Kötü Diyenler de Zevksiz Her Halde Süper Kitap

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -3 (from 31 votes)
  18. general furkan diyor ki:

    çok güzel bi kitap tesadüfen gördüm özeti ve bazı arkadaşların yaptığı saçma ötesi yorumları..anlamadığım şey neden kitap özetleri okuyorsunuz ki..tabiii kolayınıza kaçıyor özet
    okumak sadece okumak için okuyorsunuz adam olun ve özet yerine kitabın kendisini okuyun

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  19. admin diyor ki:

    Furkan Çok güzel bir yorum.. Teşekkürler.

    VN:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  20. aysu deniz diyor ki:

    cok harika kitab ben beğendm darısı okumayanların basına bence burdan özetini alana kadar okuyun daha ii m

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -4 (from 20 votes)
  21. hande diyor ki:

    very ggood thank you very much…

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -8 (from 18 votes)
  22. melisa diyor ki:

    hıhıı melis misin nesin sen 20 sayfalık kitap yazamassınn çünkü senin beyin kapatesin küçük

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +5 (from 23 votes)
  23. samet korkmaz diyor ki:

    ANLAMADIĞIM ŞEY BU KİTABIN ANA FİKRİ NE YA

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -6 (from 10 votes)
  24. ögfdgd diyor ki:

    kendiniz kitabı okumadan burdan özet çıkarmayın okuyun özet çıkartın

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -4 (from 16 votes)
  25. dilan diyor ki:

    çok güzel uzunu daha çok güzel

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -1 (from 15 votes)
  26. selo diyor ki:

    ben 1000.000.000.000.000.000 sayfalık kitap yazdım

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -10 (from 18 votes)
  27. sinem diyor ki:

    bence çok güzel bir kitap macera dolu herkesin okumasını tavsiye ederim:) :)

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -3 (from 19 votes)
  28. SeGu_eNd_MeGu_61 diyor ki:

    bu kitabı çok beğendim bütün arkadaşlarıma tavsiye edrim

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 16 votes)
  29. emel seyda diyor ki:

    bencede çok güzel sürükleyici eğlenceli herkesin okumasını tavsiye ederim

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -1 (from 9 votes)
  30. emel seyda diyor ki:

    bu kitabı çok beğendim okadar güzel ki bir saat boyunca başından kalkemadım ve 3 kere okudum bence herkes okusun…….

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +3 (from 11 votes)
  31. gül diyor ki:

    amma çok muş ya bunu yazamam ki ben

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -1 (from 7 votes)
  32. yonca diyor ki:

    çok güzel ama bana ana fikri lazım acil…

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -2 (from 8 votes)
  33. yonca diyor ki:

    bunu bulduğuna şükür et…

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +2 (from 8 votes)
  34. zeyner diyor ki:

    çok qüzel bi kitap:):D

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -1 (from 7 votes)
  35. agua_kita@example.com diyor ki:

    cok guzel olmus hem bu kitabı neden bu kadar uzun yazmışlar

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -3 (from 5 votes)
  36. crazy girl diyor ki:

    biraz karışık ama ingilizce ismlere dikkat etmelisin ingilizcede İ diye büyük harf yok ama yinede teşekkrlr =D

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 2 votes)
  37. çağatay diyor ki:

    bu siteye bu hikayayi yazana çok tşkkür ederim ellerinize sağlık dershanedeki kitap sınavım için çok işime yarıyacağından eminim

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +2 (from 2 votes)
  38. çağatay diyor ki:

    ben çok beğendim kardeş 1 satır gibi geldi geçti ama yararı dkncak yha en çok ta onn için svnyrm

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +2 (from 2 votes)
  39. burcu diyor ki:

    iğrenç bi kitap

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 6 votes)
  40. burcu diyor ki:

    zorunlu olduğum için okuyorum

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +3 (from 3 votes)
  41. evrim diyor ki:

    bence çok güzel bir kitap bu define adası kitabı ama burdan özetini değil kitabın kendisini okumalısınız macera dolu.. Kesinlikle öneriyorum arkadaşlar.

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +1 (from 3 votes)
  42. duygu diyor ki:

    bence gayet güzel ama özet biraz uzun

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 2 votes)
  43. Berfin diyor ki:

    Bu Kitabın aynısı bendede war Ama Kabı Aynı değil ama içindekiler AynaıymışŞu an 22. sayfadayım çok keyifli Tawsiye edeirm..

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  44. Berfin diyor ki:

    Şu an da sana katılıyorum ewrim bencede burdan değilde kitaptan okumalıyız bölece daha maceralı olabbilir

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  45. miyase diyor ki:

    çok güzel kitapmacera dolu herkese tavsiye ederim

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +2 (from 2 votes)
  46. aslım diyor ki:

    çok apyal bi kitap.)))

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -2 (from 4 votes)
  47. baran diyor ki:

    Meraba kitap özeti için saolun bu arada kizlar msn wermek isteyen wersin. Tanisip arkadas oluruz MSN adreslerini bekliyorummmmmmmmmmmmmmmmmm

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -4 (from 4 votes)
  48. hikayeci diyor ki:

    lan olm siz ne sininz böyle soyadınız hep says olm siz kaç kardessiniz

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -1 (from 1 vote)
  49. basssik diyor ki:

    sıcak saatler geciyor …….+18

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: -4 (from 4 votes)
  50. aaRazz diyor ki:

    çOK Saçma anALTMış

    VA:F [1.9.17_1161]
    Rating: +2 (from 2 votes)

Leave a Reply