Alice Harikalar Ülkesinde – Lewis Carrol

alice_harikalar_ulkesi

Kitabın Adı:Alice Harikalar Ülkesinde
Kitabın Yazarı: Jose Moura De Vasconcelos
Kitabın Yazılma Yılı:1983
Kitabın Yayınevi: İnkılap Kitabevi / Çocuk Kitapları Dizisi
Kitabın Basım Yılı: 2001
Sayfa Sayısı:62
Kitabın Konusu: Küçük bir kız çocuğunun hayal dünyası ve bu dünyanın renkliliği , maceraları ve güzellikleri

Kitabın Özeti:
Alice ablası ile birlikte parkta oturmaktaydı ablası yanında kitap okuyordu ama Alice’in canı sıkılıyordu. Ablasının okuduğu kitaba bakarak, “Resimsiz ve konuşmazız kitap ne işe yarar ki?” diye düşündü. İşte tam o sırada, pembe gözlü Beyaz tombiş bir tavşan yanından koşarak geçti. Aslında bu sıradan bir olaydı. Ancak, Tavşan yelek cebinden bir saat çıkarıp baktı ve ardından koşarak uzaklaştı. İşte bu sıradan birşey değildi. Alice merakla tavşanın peşinden koştu. Tavşan bir deliğe girdi, Alice de arkasından deliğe girdi. Kuyu sanki dipsiz gibiydi düştükçe düşüyordu. Aşağıya doğru baktı, karanlıktı. Duvarlara baktı. Her şeyi görüyordu. Raflar, kitaplarla doluydu. “Acaba dünyanın diğer ucana kadar düşer miyim?” dedi. Düşüşü devam ediyordu. Kedisi aklına geldi. “Zavallı Dinah’ağım beni çok arayacak…” Birden kendini yerde buldu. Canı hiç acımamıştı. Önüne bakınca bir koridor gördü. Tavşan da hızla koşuyordu. Böylece bir salona geldi Salonun bütün kapıları kapalıydı. Sadece ortasında üç ayaklı bi masa vardı. Masanın üzerindeki altın anahtarı aldı ve perdenin arkasındaki küçük kapıyı bularak açtı. Ancak, bu kapıdan geçmesi mümkün değildi çünkü kapı çok küçüktü..Tekrar masanın yanına döndü. Burada üzerinde “beni iç” diye yazan bir şişe vardı. İyice kontrol ettikten sonra içti. Çok lezzetliydi. Küçül­dükçe küçüldü. Bu sefer de anahtarı masadan alamadı çünkü anahtar çok ağır geliyordu. Üzülüp, ağladı. Sonra kendisini toparlayınca, masanın altında “Beni ye” diye yazan bir çörek gördü ve son kırıntısına kadar yedi.
Birden boyu uzamaya başladı. Uzadıkça uzuyordu. Artık üç metre boyunda, kocaman, dev gibi bir kızdı. Anahtarı alıp, kapıyı açtı. Ancak giremiyordu. Oturup ağladı. Birden yine tavşanı gördü ve ona “Afedersiniz, biraz bakabilir misiniz?” diye seslendi. Tavşan, sesi duyunca korktu ve kaçtı. Tavşanın bıraktığı yelpazeyi kullanınca tekrar küçüldüğünü hissetti. Neredeyse bitme noktasına geliyordu ki, yelpazeyi hızla elinden attı. Bu sefer yine anahtarı masanın üzerinde bırakmıştı. Birden kendisini bir gölün İçinde buldu. Çok tuzluydu. Sonra, kendi gözyaşları olduğunu anladı.

Sonra, bir fare gördü. Ona kedisinden bahsedince, fare gücendi ve oradan uzaklaştı. Alice’in dilediği özürler onu geri döndürmeye yetmemişti. Tüm bunlar olup biterken, gözyaşı denizi kartal yavrusu, kuğu, ördek…ve daha bir sürü hayvanla dolmuş, burası büyük bir hayvanat bahçesine dönüşmüştü. Alice önde, onlar arkada kıyıya doğru yüzdüler.
Kıyıya çıktıklarında, hepsi sırılsıklamdı. Aralarında nasıl kuruyacaklarını konuşmaya başladılar. Fare Dodo, “ben sizleri kuruturum” diyerek başladı, İngiliz krallığını, Normanları vb. anlatmaya. Ancak, kimse kurumamıştı. Bu sefer “Caucus yarışı yapacağız” deyip, bir daire çizdi ve yarışı başlattı. Yarım saat, bütün hayvanlar bir o tarafa, bir bu tarafa koşuşturup durdular. Sonra da onlara Alice’in ödül vermesini istedi. Alice elini cebine attığında bir kutu şeker buldu ve hepsine tek tek dağıttı. Bu arada, fare yine, kediler üzerine yaptığı konuşma üzerine, Alice’e küstü ve ayrıldı.
Bu arada tavşan yine geldi. Yelpazesini ve eldivenini arıyordu. Alice görünce, “Maria Ann, koş benim yelpazemle eldive-nimi getir” diye emretti. Alice, koşa koşa tavşanın odasına gitti. Yelpaze ve eldiveni aldı. Orada gördüğü bir şişedeki şurubu içti. Bu sefer büyümeye başladı. Büyüdü, büyüdü. Odaya sığmaz oldu. Kolunu pencereden dışarı çıkarınca büyümesi durdu. An-cak, yerinden kımıldayamıyordu. Tavşan kapıya geldi ve seslendi. Kapıdan giremeyince, pencereden girmeye çalıştı. Alice eliyle yakamak isteyince, aşağı düştü. Bir kere daha denedi, yine aşağıya düştü. Tavşan, adamlarını çağırdı. Bil merdiven dayayıp, çıkmaya çalışınca o da yediği tekme ile devrildi. Bu sefer Alice çakıl taşlan atmaya başladılar. Ancak, taşlar yere pasta olarak düşüyordu. Alice yemeye başladı. Yedikçe ufalıyordu. Kapıdan çıkacak duruma gelince, hızla odadan çıktı ve koşarak ormana girdi.
Ormanda, gördüğü bir köpekten çok korktu. Sonra, bir yaprağın üzerine kurulmuş nargile içen tırtılı gördü. Onunla bir müdret konuştuktan sonra, yerdeki mantardan ısırdı. Isırdıkça, vücudunun bir kısmı dengesiz bir şekilde büyüyordu. Bu defa da bir güvercin, “yılan” diyerek Alice’e laf attı. Alice “ben yılan değilim ” dediyse de güvercini inandıramadı.

Başka bir çeşit mantar da yedikçe küçültüyordu. Biraz yedi ve ilk günkü haline döndü. Ancak, inanamıyordu. Ormanda yürüme üne devam etti. Önüne çıkan küçük eve girmek için, küçülten mantardan biraz yedi. Evin kapısında kurbağa uşak duruyordu. Ona, evin içine nasıl girebileceğini sordu. Uşak, hık mık edince, kapıyı iteleyip içeri girdi. Kimse Alice hoş geldin dememişti. Alice, dayanamayıp ev sahibi düşese sordu: “Affedersiniz efendim, kediniz niçin böyle sırıtıyor?”
Düşes, “Bunda bilmeyecek ne var? O bir Cheshîre kedisidir. Bütün Cheshire kedileri de sırıtır” diye cevap verdi. Sonra da, düşes kucağındaki bebeği Alice’e fırlatıp, “Ben kriket oynamaya gidiyorum” dedi. Alice bebeği kucağına aldı. Sürekli hırıldayan acaip bir bebekti. Dışarı çıkardı. Dışarıda bebek, bir domuza benziyordu. Yere bırakınca, koştu gitti. Alice, kafasını kaldırınca, Cheshire kedisinin kendisine baktığını gördü. Her zamanki gibi sırıtıyordu. Kediye, “Lütfen bana ne yöne doğru gideceğimi söyler misiniz?” diye sordu. Kedi, “Ne tarafa gidersen git, elbet bir yere varırsın” diye cevap verdi. Alice, Mart Tavşanı’nın evine doğru yürüdü. Ev, tıpkı bir tavşana benziyordu. Büyüten mantardan biraz yedi. Evin ö-nündeki ağacın altındaki masanın başına toplanmış çay içiyorlardı. Alice’i görünce, “yer yok,yer yok” diye bağrıştılar. Sonra da, masada bulunan tavşan, şapkacı ve fare ile Alice arasında kimilerine saçma gelecek bir konuşma başladı. Alice karşı oldukça kaba davrandıkları için yanlarından ayrıldı. Ormanda yürürken yine bir ağaç kapı gördü. İçeri girince, kendisini o uzun salonda, cam masanın yanında buldu. Bu sefer tecrübeli olduğu için önce altın anahtarı alıp, bahçeye açılan kapıyı açtı. Sonra cebindeki mantarı kemirip, kapıdan geçebilecek kadar küçüldü. Sonunda bahçedeydi.
Biraz ilerleyince bu sefer de bir kriket sahası İle karşılaştı. Burada bütün kahramanlar oyun kâğıtlarından oluşuyorlardı. Alice burada büyük bir kalabalıkla geçen kraliçeyi gördü. Herkes eğildiği halde, Alice’nin eğilmemesi dikkat çektiği için, kraliçe tam karşısında durdu ve kim olduğunu sordu. Alice kendisini tanıttı. Sonra kraliçe, Alice’i kriket oynamaya davet etti.
Tuhaf bir oyundu bu. Ne saha belliydi, ne de oyuncular. Birden gökyüzünde kedinin başı beliriverdi. Alice onunla konuştu.
Kral gelip kiminle konuştuğunu sordu. O da kediyi anlattı. Kral, “elimi öpebilir” dedi. Kedi ise, “öpmesem daha İyi olur” diye cevap verdi. Kral kızmıştı. Şu küstah kedinin kafasını vurdurmalıydı. Ancak, kedinin kafası biraz sonra gökyüzünden kaybolmuştu.
Düşes ve Alice birlikte yürüyorlardı. Düşes, “Dünyayı yürüten kuvvet sevgidir, sevgi” dedi. Sonra da devam etti: “Sen manaya bak, sesler kendi başlarının çaresine bakarlar.” Kraliçe, Alice ile Dü-şes’in bu samimiyetine bozulmuştu. Gelip, düşesi kovdu. Sonra, Alice’i yeniden kriket sahasına davet etti. Biraz oynadıktan sonra, sıkıldı ve bu sefer de Yalancı Kaplumbağa’nın Hikâyesi’ni anlatmaya başladı. Sonra da”en iyisi kendisi anlatsın” diyerek, ejderle beraberer kaplumbağanın yanına gönderdi.
Kayanın üzerinde duran kaplumbağanın çok acıklı bir görünümü vardı. “Bir zamanlar ben de sahici bir kaplumbağa idim” diyerek hikâyesine başladı. Sonra da, denizin dibinde yaşadığını, oku­la gittiğini, ailesinin durumu iyi olmadığı için, ana dersleri okuyabildiğini anlattı. Sık sık hıçkırarak ağlıyordu.
Sonra, Ejder’le birlikte Alice için, “İstakoz yarışması” oyunu oynadılar. Şarkılar söylediler. Sonra da Alice’den başından geçenleri anlatmasını istediler. O da yaşadığı her şeyi anlattı. Kaplumbağa yine, çorba ile ilgili güzel bir şiir söyledi.
Keyifli halleri “Mahkeme başlıyor!” sesini duyunca sona erdi ve telâşla hep birlikte mahkemenin olduğu yere doğru yürüdüler. Kral, kraliçe ve mahkeme heyeti oturuyordu. Suçlu ise elleri ke­lepçeli Yürek Oğlan idi. Beyaz Tavşan, salondakileri sessiz olmaları için ikaz ediyordu. Yine, Beyaz Tavşan’ın okuduğuna göre, Yürek Oğlan’ın suçu Yürek Kralİçesi’nin pişirmİş olduğu nefis çörekleri yeyip, bitirmekti. Dinlenen şahitler, tartışmalar tam bir curcunaydı. Bu arada Alîce yeniden büyüdüğünü hissetti. Oraya sığıncaya kadar oturmaya karar verdi.’ Beyaz Tavşan, üçüncü şahit olarak Alice’in ismini okudu. Alîce kalkıp yürüyünce jüri üyeleri birbir yere serildiler. Haliyle mahkeme devam edemeyecekti. Neyse, güçbela jüri yerine yerleştikten sonra, Alice soruldu. Ancak, bir şey bilmediğini söyledi. Sonra, yine tartışmalar oldu. Bu arada Alice’in boyu gerçek haline dönüşmüştü. Bu nedenle artık hiçbirinden çekinmesine gerek yoktu. “Hepiniz oyun kâğıdısınız, sizden kim korkar” deyince, bütün iskambil kâğıtları Alice’in üzerine yürüdüler. Alice, korku ve heyacanla çığlık atıp, bütün kağıtları savurmaya çalıştı.
İşte o an baktı ki, başı ablasının dizlerinde, nehir kıyısında yatıyor. Ablası, “Uyansana tatlım. Neredeyse, gezinin tamamını uyumakla geçirdin” dedi. Alice de ablasına, rüyasında gördüklerini dilinin döndüğünce anlattı. Sonra da kahvaltı yapmaya koştu. Bu sefer de ablası uykuya daldı ve rüyasında Alice’in anlattığı bütün kahramanları gördü. Gözlerini hiç açmadan, hep harikalar ülkesinde kalmak istiyordu.
Kitabın Anafikri:Başımıza gelecek kötü şeylerden yılmadan mücadeleye deavm etmeliyiz..
Kitabın Kahramanları:
Alice: Küçük geniş hayalleri olan korkusuz bir kız
Tavşan : Alice i hayaller dünyasına sokan ,ona yardım eden tatlı bir tavşan
Alice: Alice le vakit geçiren ve kitap okumaktan hoşlanan birisi

Kitabın Yorumu: Bence kitap çok güzeldi, inanın hayal dünyasını genişleten , hayvanları sevmemizi sağlayan bir kitap

VN:F [1.9.22_1171]
Bu yazının aldığı puan
Rating: 7.6/10 (428 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +34 (from 130 votes)
Alice Harikalar Ülkesinde - Lewis Carrol, 7.6 out of 10 based on 428 ratings
ebru
Mart 23rd, 2010 at 10:16 am

cok güzel bir kitap herkese tavsiye ederimm ellerinize sağlık :) <3

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 19 votes)
zehra
Nisan 18th, 2010 at 3:34 am

bana göre çook uzun biraz daha kısa olsaydı daha iyi olabilirdi sanki; kitabın hepsi yazılmış gibi çünkü; bende kitabı var ve de bankta uzun süre oturmuşlardı…

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +5 (from 23 votes)
burcu
Nisan 20th, 2010 at 7:51 am

güzelmiş kitap ben begendim

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -5 (from 19 votes)
says
Eylül 1st, 2010 at 5:35 am

çok güzel bu kitab ben beğendim ama yazarı lewis corroll mu yoksa jose moure de

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 24 votes)
says
Eylül 1st, 2010 at 5:36 am

çok mu uzun bana göre çok kısa

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -6 (from 28 votes)
says
Eylül 1st, 2010 at 5:39 am

bencede ellerinize sağlık

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 24 votes)
says
Eylül 1st, 2010 at 5:39 am

bende beğendim

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -6 (from 24 votes)
says
Eylül 1st, 2010 at 6:36 am

hepsi doğru

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -4 (from 20 votes)
beysa
Ocak 6th, 2011 at 9:53 am

mal gibi kitap

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -10 (from 38 votes)
beysa
Ocak 6th, 2011 at 9:53 am

hiçte bikere çok güzel

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +11 (from 33 votes)
jade
Şubat 8th, 2011 at 12:44 pm

mütiş ama bu özetse bende insan değilim yaniiiiiii

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +4 (from 34 votes)
tuba
Nisan 3rd, 2011 at 3:18 am

gerizekalı beysa :)

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +6 (from 14 votes)
melodi
Nisan 18th, 2011 at 10:41 am

kahramanları yanlışşş ve az

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +6 (from 18 votes)
melodi
Nisan 18th, 2011 at 10:43 am

kitap güzel ama tanıtımı iğrenç tmmam mıııııııı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -7 (from 13 votes)
Panpa
Mayıs 7th, 2011 at 8:53 am

çok uzunn arkadaşlar
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 15 votes)
yasemin
Mayıs 21st, 2011 at 7:55 am

kitabın üzerinde lewis carrol vejose maure

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -4 (from 8 votes)
sinem
Mayıs 21st, 2011 at 7:58 am

biz ona diyelim kiikiside yazmış.

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 15 votes)
sinem
Mayıs 21st, 2011 at 8:03 am

sen bikere iğrençsin tamammı noktttaaa
.

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 19 votes)
nisan
Mayıs 21st, 2011 at 8:06 am

çok güzel bir kitap hayattımda gördüğüm en güzel kitap yani sevgilimden bile zaten ayrıldık beni başka biriyle aldattı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 12 votes)
gülseren
Mayıs 22nd, 2011 at 4:06 am

çok güzel bir hikayyee

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 12 votes)
gülseren
Mayıs 22nd, 2011 at 4:07 am

neresi uzun sen uzunları görmemişsin panpaaaa………..

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +3 (from 15 votes)
ilayda & beyza
Haziran 2nd, 2011 at 7:55 am

kitap güzel ama bir özet bu kadar uzun olmaz :/

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 17 votes)
hilal
Haziran 15th, 2011 at 4:51 am

çokkkk güzel ama biraz uzun

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 17 votes)
selenay
Haziran 15th, 2011 at 4:52 am

çok güzel işimede yaradıııııı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 14 votes)
esma ünsal
Ekim 28th, 2011 at 9:06 am

yaaa çokk uzun biraz kısası yok mu?

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 7 votes)
okan
Kasım 12th, 2011 at 11:43 am

kitap boktan bişi sizide……..oh ohh

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -3 (from 7 votes)
Kerim
Kasım 17th, 2011 at 10:34 am

Hiç güzel değil çok çocukça

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 6 votes)
burçenur harmankaya
Ocak 10th, 2012 at 10:18 am

cok güzeldi bende kitabi var ama 160 sayfa o yüzden burdan özetini okudumve harikaydı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -4 (from 12 votes)
sultan
Ocak 24th, 2012 at 5:02 am

çok güzel bir hikaye bayıldımmmm

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -4 (from 10 votes)
begüm
Şubat 8th, 2012 at 6:24 am

öffffffffff kısa yazın biraz yaaaaaaa

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 10 votes)
esmer
Mart 3rd, 2012 at 10:25 pm

asıl
adı charles lutwidge dodson
ikiside yalan

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -4 (from 8 votes)
sarışın
Mart 3rd, 2012 at 10:27 pm

eğer beğenmediysen yolun açık girmeseydin siteye

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -4 (from 10 votes)
sarışın
Mart 3rd, 2012 at 10:29 pm

bu daha kısaltılmış hali

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -5 (from 11 votes)
sarışın
Mart 3rd, 2012 at 10:30 pm

yağcılarda inecek varrrrrrr

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -4 (from 10 votes)
esmer
Mart 3rd, 2012 at 10:32 pm

çirkin desem yalan olur

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -3 (from 11 votes)
ebru
Nisan 2nd, 2012 at 8:58 am

beyenmedimmmm :)

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 12 votes)
derya
Mayıs 7th, 2012 at 11:00 am

kıcımın kenarııııııııııııııııııııııııııııııııı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -5 (from 15 votes)
baba
Şubat 12th, 2013 at 12:08 pm

cok uzuuuuuuuuuunnnnnnnnnnnnn!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 8 votes)
baba27,____________________________________________________________________________________________
Şubat 12th, 2013 at 12:10 pm

bunu yazan adam da okuyanda malllllllllllllll!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!1

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 10 votes)
baba27,____________________________________________________________________________________________
Şubat 12th, 2013 at 12:11 pm

yyyyyyyyyyyyooooooooooo ananin ammmmmmmmiiiiiiiiii !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 8 votes)
baba27,____________________________________________________________________________________________
Şubat 12th, 2013 at 12:14 pm

derya senin anani s*keri m

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 8 votes)
baba27,____________________________________________________________________________________________
Şubat 12th, 2013 at 12:15 pm

amin cok dar galiba

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 7 votes)
deniz
Nisan 7th, 2013 at 7:42 am

ya heryerde başka yazıo

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 4 votes)
elif nur
Mayıs 12th, 2013 at 9:29 am

çok uzun ben daha kısasını buldum

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -2 (from 4 votes)
çağla akbulut
Haziran 30th, 2013 at 10:51 pm

bencede çok uzun bütün yazan kişiler doğru yazmış

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 4 votes)
duygu
Kasım 5th, 2013 at 1:55 pm

bence güzel ama bu kitabı ben okudum başka kitaplarla aynı değil

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 3 votes)
ceylin
Şubat 3rd, 2014 at 11:39 am

bence güzel ama diğerlerinden çok değişik

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 3 votes)
agd
Şubat 9th, 2014 at 3:09 am

Bence güzel bir kitap bu özete uzun diyenler kitabı oluşun

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -3 (from 3 votes)
buse
Mart 4th, 2014 at 10:15 am

daha kısası yokmuydu

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 5 votes)
isa
Nisan 14th, 2014 at 6:37 am

yarın olsun hoca beğenirse güzel olur

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Kamil
Mayıs 11th, 2014 at 7:58 am

Çok uzun yazmışsın özet azcık daha kısa olur. Hem kitap öyle başlamıyor. O nedenle 10 üzerinden 1 verdim. :(

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: -1 (from 1 vote)
tuba(sarışıngüzeli)
Mayıs 13th, 2014 at 4:46 am

çok uzun bide diyolarki özet ya ne kadar salaklar

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
emine
Mayıs 14th, 2014 at 12:16 am

uzun ama çok güzel bir kitap okumuyonlar anlamaz arkadaşlar!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
selen
Mayıs 14th, 2014 at 12:43 am

ıyyyyyyyyyyyyyy iğrenç çok sıkıcı

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
derya
Mayıs 24th, 2014 at 8:34 am

güzel de daha kısa olabilir

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
diyorki
Haziran 3rd, 2014 at 1:02 am

Mal bu özetmi sen kitabi yazmisin ALLAH belanı versin

VA:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

LEAVE A COMMENT