Mevlanadan Seçmeler-Mesnevî’den Seçmeler-9

Kulum, köleyim o kişiye ki, her konakta, bir sofra basına çökeceğini ummaz.
Adamın, bir gün evine ulaşabilmesi için
Birçok konakları bırakıp gitmesi gerek.

Kendine bir bak, korkudan titreyip duruyorsun.
Bilki yokluk da böyle tir-tir titremektedir.
Yüce mevkiler elde etsen bile gene kaybetmek korkusundan can çekişirsin.
Güzeller güzeli Tanrı aşkından başka ne varsa hiçtir;
Şeker bile yesen can çekişmektir.
Hatta can çekismek de ne?
Ölüme uğramaktır.
Ab-ı hayata el atmamaktır.

Ateşe benzeyen şehvet, yanıp durdukça eksilmez;
O, ona, dileğini vermemekle eksilir.
Bir ateş odun attıkça hiç söner mi?  Hiç odunu yakmaz mı?
Fakat odun atmazsan ateş söner;
Çünkü bu çekinmek, ateşe su serper.

Öfke padişahlara padişahtır.

O’nun eli, kırıkları sarar, onarır;
O’nun kırması, gerçekten de onarmaktır.
Fakat sen kırarsan, gel, yap bakalım der;
Yapamazsan; elin, ayağın yok ki.
Demek ki kırmak, kırılanı onaran kişinin harcıdır.
Dikmeyi bilen, yırtar da; neyi satarsa, yerine daha iyisini alır O.


Akıl, bir başka akılla çift oldu mu, ışık çoğaldı, yol belirdi demektir.
Fakat nefis, bir başka nefisle sevindi mi, karanlık artar, yol belirsiz olur.

Güzel güzeli çeker;
Bunu bil de ona, “Temizler, Temizlerindir” ayetini oku.
Dünyada herşey, birşeyi çekmiştir;
Sıcak sıcağı çekmiştir, soğuk soğuğu.
Aslı olmayanlar, aslı olmayanları çeker-durur.
Ölümsüzler de ölümsüzlerden sarhoştur.
Cehennemlikler cehennemlikleri çeker, ışıklılar ışıklıları  ister.

Konu Başlıkları: , , , , , , , , ,

NASRETTİN HOCA Fıkraları -3

Çömlek Hesabı

Hoca Ramazan günlerini hesaplamak için bir çömleğin içine her gün bir taş atmaktadır. Oğlu muziplik olsun diye içine bir avuç daha taş koyar. Bir zaman sonra cemaat:
- “Bugün Ramazan’ın kaçı acaba? diye sorarlar. 65 tane taş sayan Hoca 45′i der. Hiç Ramazan’ın 45 olur mu?” diye itiraz ederler.
Hoca, biraz şaşkın biraz da kızgın bir ifadeyle:
- “Ben yine insaflı davrandım. Benim çömlek hesabına bakacak olursak: bugün Ramazan’ın 65′i!”

Çok bilmiş komşusu Hocayı sınamaya kalkmış.
- “Hoca sen her şeyi bilirsin.
- “Söyle bana Dünyanın merkezi neresidir?” Hoca, adamın niyetini hemen anlamış:
- “Tam bulunduğun yerdir.” diye yapıştırmış cevabı.
- “Aman Hoca! Nasıl olur?” demiş adam. Hoca kızar gibi yapmış.
- “Adam! Sordun, söyledik. İnanmazsan alır cetveli ölçersin.”

Hoca’ya bir gün:
- “Sabah olunca insanların kimi o yana ,kimide bu yana gider. Sebebi hikmeti ne ola ki?” diye sorarlar. Hoca da:
- “Bunu bilmeyecek ne var, hepsi aynı yöne gidecek olsa, bozulurda ondan.”

Konu Başlıkları: , , , , , , ,