<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kitap özetleri,Çocuk Kitapları, Roman Özetleri,Çocuk Masalları &#187; Eğitim</title>
	<atom:link href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-kategorileri/egitim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitap-ozet.net</link>
	<description>Tüm kitapların  Özeti burada</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 15:14:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Kuşlar ölmesin-Aziz sivaslıoğlu</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kuslar-olmesin-aziz-sivaslioglu.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kuslar-olmesin-aziz-sivaslioglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2011 19:50:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[kitap özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz sivaslıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz sivaslıoğlu kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz sivaslıoğlu romanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuşlar ölmesin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=12254</guid>
		<description><![CDATA[kitabın adı:kuşlar ölmesin sayfa sayısı:47 yazarı:aziz sivaslıoğlu konusu:çocukla kuşun arkadaş olup,sürdürmeleri Kitabın özeti: O sapanı sen yapmamıştın.Tam beş bilye vermiştin onun için.Arkadaşın önce nazlanmıştı: -Taş bilyeyi de isterim,demişti.Sonunda anlaştınız.Taş bilyeyi verip,sapanı aldın.Bu ilk sapanındı senin.İlk sihahındı.Kasabada olsaydın onu kullanamazdın.Her taraf ev doluydu.Ama köy öylemi ya?Büyük bahçeler,tarlalar vardı.İlk gününde dışarı koştun.Büyük bir ağaç gördün,dallarında üzümler vardı.Büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><strong>kitabın adı:</strong><a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/kuslar-olmesin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kuşlar ölmesin">kuşlar ölmesin</a></p>
<p><strong>sayfa sayısı:</strong>47</p>
<p><strong>yazarı:</strong><a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/aziz-sivaslioglu" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Aziz sivaslıoğlu">aziz sivaslıoğlu</a></p>
<p><strong>konusu:</strong>çocukla kuşun arkadaş olup,sürdürmeleri</p>
<p><strong>Kitabın özeti:</strong> O sapanı sen yapmamıştın.Tam beş bilye vermiştin onun için.Arkadaşın önce nazlanmıştı: -Taş bilyeyi de isterim,demişti.Sonunda anlaştınız.Taş bilyeyi verip,sapanı aldın.Bu ilk sapanındı senin.İlk sihahındı.Kasabada olsaydın onu kullanamazdın.Her taraf ev doluydu.Ama köy öylemi ya?Büyük bahçeler,tarlalar vardı.İlk gününde dışarı koştun.Büyük bir ağaç gördün,dallarında üzümler vardı.Büyük bir cesaretle çıktın.Korkarak çıktın.Kalbin küt küt vuruyordu.Ama çıktın.Sonunda karşılaştınız.Güneşli,minicik gözleri vardı.Tüyleri kara üzüm kadar karaydı.Gagası?Gagası sarıydı daha.Kitaplarda karatavuk diye geçerdi adı.Köy çocukları çırsburun derlerdi ona.Sende öyle dedin.O ses çıkarmadı.Yavru muydu?Uçmayı mı bilmiyordu yoksa?İçinde anlatılması güç bir sıcaklık uyandı.Sevgiydi bunun adı.Üzüm yediniz karşılıklı.Gözlerinizle konuşup,durdunuz.Annenin sesi duyuldu o sıra.-Şimdi sırası mı?diye bağırdın.Hayret kuş kaçmamıştı.Bir yandan üzüm yiyor,yan gözle de sana bakıyordu.Sapanın ön cebindeydi.Görmüş müydü sence?Hayır,demeyi düşündün.Üzüm yedin bir süre.Sonra ertesi gün yine buluştunuz.Üzüm yediniz.Annenin yine sesi duyuldu.Gitmen gerekirdi.Yavru karatavuğa utanarak:-Hoşçakal,dedin.Sabah olunca karatavuk yoktu.Kızdın ona.Sapanını alıp arkadaşlarınla oynadın.Sırayı bozdun.Onlar da kızdılar sana.Akşam olunca canın hiçbir şey yapmak istemiyordu.Odanda ki resimlere bakıyordun.Aslanlar,kaplanlar,filler ve diğerleri.Ama köydeki hiçbir kuşu bulamamıştın onların arasında.Hangi geceydi o?Baykuşların sesi duyuluyordu.Sordun:-Baykuş uğursuz mudur?Sana ne dedim?hiçbir kuş uğursuz değildir.İyi yada kötü olmak insanlara göredir.Senden asıl duymak istediğim ne biliyor musun?Yavru karatavuğu kim öldürdü?Bunu bana utanmadan anlatabilirsin.Buluşmamızda gelmemişti.Bekledim.Sonunda geldi.Yine aynı yerdeydik.Üzüm yedik.Ona ne dedim biliyor musun?Hayatta bilemezsin.Dedim ki:Sana şiir getirdim.O da:Ne duruyorsun oku öyleyse.Okudum.Çok beğendi.Şiirin adı:kara tavuk kara üzüm karatavuk kara üzüm kim boyadı seni böyle? kim olacak zenci çocuk arkadaş olalım dedi arkadaş olduk.uçarayak koştuk bulutlarla körebe oynadık&#8230;ne güzeldi bize nolurdu hiç acıkmasaydık.işte böyle iki gözüm:karatavuk kara üzüm Şiiri tam bitirmiştim ki güm diye bir ses duyduk.ağaç sarsıldı.anne diye bağırmıtım.dikenlerin arasına düştük.zavallının hiç sesi çıkmamıştı.uyandığımda aldılar beni dikenlerin arasında buldum onu uçar gibi kanatlarını açmıştı.ama kaskatıydı ölmüştü yavrucuk!!!!sapanımı o gün kırıp attım ateşe.sonra gizli gizli ağladım gizli gizli ağğladım tamam mı? ana fikir:Doğadaki bütün kuşların değerini bilmeliyiz.</p>
<p>Bu kitap özetini kitap özet yarışmamıza katılan değerli arkadaşımız<strong> Nida nur demircioğlu hazırlamıştır.</strong> Kendisine sonsuz teşekkürlerimiz sunuyoruz<strong>.<br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kuslar-olmesin-aziz-sivaslioglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK’ÜN   KİŞİSEL  ÖZELLİKLERİ  VE ÇEŞİTLİ YÖNLERİ</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/ataturk%e2%80%99un-kisisel-ozellikleri-ve-cesitli-yonleri.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/ataturk%e2%80%99un-kisisel-ozellikleri-ve-cesitli-yonleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 21:42:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=11857</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle şunu belirtelim sevgili arkadaşlar. Burada gerek öğretmenlerimizin bizden istediği Atatürk araştırmaları gerekse bizim buradan paylaştığımız yazılar bir insanı yüceleştirmekten öte örnek alınabilecek bir kişiliğin özelliklerini sunmak amacını gütmektedir çoğu zaman. Örnek alınabilecek kişiler bulmak kendi kişisel gelişimimiz için çok önemlidir zira doğru,güçlü ve başarılı insanların hayatlarını incelememiz ,araştırmamız ve o hayatın bize öğrettikleri kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p>Öncelikle şunu belirtelim sevgili arkadaşlar. Burada gerek öğretmenlerimizin bizden istediği Atatürk araştırmaları gerekse bizim buradan paylaştığımız yazılar bir insanı yüceleştirmekten öte örnek alınabilecek bir kişiliğin özelliklerini sunmak amacını gütmektedir çoğu zaman.</p>
<p>Örnek alınabilecek kişiler bulmak kendi kişisel gelişimimiz için çok önemlidir zira doğru,güçlü ve başarılı insanların hayatlarını incelememiz ,araştırmamız ve o hayatın bize öğrettikleri kendi hayatımızı ve kişisel gelişimimizi sürdürmemiz için çok önemli unsurlardır.. Kuşkusuz bu nedenler ile  büyük önderimizin kişisel özelliklerini irdelemek ve öğrenmek bize çok şey katacaktır..<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><br />
Atatürk&#8217;ün kişisel özellikleri  MANTIKLILIĞI:</strong></span><br />
Mustafa Kemal’in  bu  özelliği ,O ’nu  yakından tanıyan herkesin birçok kez tanık olduğu gerçektir.<br />
Mustafa  Kemal, dönemine göre yapacağı   işleri disiplinli,düzenli,sistemli ve her şeyi zamanı geldiğinde  yapardı .Buna bir örnek vermek gerekirse:Mustafa Kemal,inkılâplarını siyasi dalgalanmalarını  çok iyi hesap ederek ve zamanında yapmasından dolayı başarılı olmuştur.</p>
<p><strong><br />
Mustafa Kemal’in  yaşam felsefesi :</strong>Doğa ve insan,Yaşam ve savaşma,İstek ve zaman ilişkisi<br />
olmak üzere üç’e ayrılır.<br />
<strong>Doğa ve insan:</strong>Doğada bilirsiniz ki,hiçbir şey yok olmaz. Ne bir ses,ne bir söz,ne bir hareket&#8230;<br />
Bugün dünyanın herhangi bir köşesinde söylenen sözü veya yankı yapan hareketleri gene dünyanın herhangi bir köşesinde aynı anda işitmek,dinlemek,toplamak olanağı olduğunu görüyoruz. Yarın bizi saran bu doğa öğeleri içinde,binlerce  yıl önce söylenmiş sözleri olduğu gibi toplayıp<br />
saklama olanağına elbette  varılacaktır .Doğanın sırlarla dolu bağrına  gireceği kesin görünen insan zekâsı,beklenen gerçekleri ortaya koyacaktır.   (A.H. ve B.)<br />
<strong>Yaşam ve savaşma:</strong>Baylar bilirsiniz ki yaşam demek savaşma ve çarpışma demektir .Yaşamda başarı kesinlikle savaşmada  başarı kazanmakla elde edilebilir. Bu da manevi bakımdan güce,erke dayanan bir şeydir.(Nisan 1920;N.)<br />
Yaşam savaşmadan başka bir şey değildir .Bu nedenle yaşamda yalnız iki şey vardır. Yenmek ve yenilmek.(Mart 1923;S.D.II.)<br />
Tarihsel olayların oluşu sırasında kimi zaman fizyolojik aksamalar önemli rol oynarlar. Doğa  ya engeller ,ya  da yardım eder.(1933;A.H.)<br />
İstek ve yaşam ilişkisi:Her dileğin karşılanıp karşılanmayacağını düşünmenin gerekli olduğu yurttaşlara anlatılmalıdır. Zaman anlayışı çok önemli bir şeydir .Yollardan söz ediliyor. Örneğin,Ödemiş İlçe merkezinden kasap ovasına yol gerekiyor .Bu,değeri büyük bir yoldur .Küçük ve Büyük Menderes vadilerini birbirine bağlayan yol da çok değerlidir .Sonunda,bütün yurdu düşündüğümüz<br />
de ne kadar yola ihtiyacımız vardır!Dünyanın dümdüz olduğu  sanılan zaman,böyle düşünenler onun beş altı bin yılda oluştuğunu sanmışlardır .Oysa,dünyanın ne olduğu meydana çıktıktan sonra anlaşıldı ki,dünya beş altı bin değil,ancak milyonlarca yıl içinde meydana gelmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>ÇOK CEPHECİLİĞİ:</strong></span>Mustafa Kemal’e  bu özelliği kazandıran ,en zor zamanlarda bile okumayı ihmal etmemesidir. Hatıra defterine yazdıklarından ,sürekli araştıran,sağlıklı sentezlerle düşünce yapısını oluşturan bir önder kişiliğe sahip olduğunu öğreniyoruz.<br />
Mustafa Kemal’in çok cepheciliği herkesin bildiği savaşlarda göstermiş olduğu cephecilik değil de  sanata,tarihe,spora,çevreye verdiği önem O’nu anlatan kitaplarda net biçimde görülmektedir. Örnek vermek gerekirse kendi çiftliğinde ,yol çalışmaları sırasında  gereksiz yere kesilen bir iğde ağacı için günlerce üzülmesi,O’nun çevreci yönünü göstermektedir. Mustafa Kemal’in  sanat<br />
hakkındaki görüşleri;Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Yüksek bir insan toplumu olan Türk ulusunun tarihsel bir niteliği de,güzel sanatları sevmek ve o alanda yükselmektir. Bunun içindir ki,milletimizin yüksek karakterini ,yorulmaz çalışkanlığını,doğuştan olan zekâsını,bilime bağlılığını ,güzel sanatlar sevgisini ve ulusal birlik duygusunu sürekli olarak ve her türlü incelemelerle besleyerek geliştirmek milli ülkümüzdür.(Ekim 1933;S.D.III.)<br />
Mustafa Kemal sanata göstermiş olduğu ilgiyi tarihe de göstermiştir. Tarih alanında bir çok şey yapmıştır ve bunlardan en önemlisi Türk Tarih Kurumu’nu kurmuştur .Tarih insanların geçmişini  öğrenebileceği ,yargılayıp gelecekten ders çıkarması yönünden çok önemli olduğunu savunur .Mustafa Kemalin bu özdeyişi onu en iyi şekilde anlatır;”Tarih,bir milletin kanını,hakkını,varlığını hiçbir zaman inkâr etmez.”<br />
Mustafa Kemal bu yönleri ile yani mantıkçılığı ve cepheciliği ile Türk Milletini en yüksek uygarlıklar ulaştırmıştır. Sanata ,bilime ,spora,çevreye ve daha birçok kültürel yönüyle savaştan başka şeylerin de önemli olduğunu göstermiştir&#8230;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Kaynaklar: </strong></span> “ Atatürk’ten Düşünceler”   Enver Ziya Karal<br />
“İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük1” Kenan Kalecikli<br />
“Şiirler ve Özdeyişleri ile ATATÜRK”  Hürriyet yayınları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/ataturk%e2%80%99un-kisisel-ozellikleri-ve-cesitli-yonleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet sonrası Türk edebiyat akımları</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cumhuriyet-sonrasi-turk-edebiyat-akimlari.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cumhuriyet-sonrasi-turk-edebiyat-akimlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 15:16:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet sonrası türk edebiyat akımları]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat akımları]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyat akımları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=11833</guid>
		<description><![CDATA[Edebiyat akımı nedir ? TIKLA Batı edebiyatında akımlar  TIKLA Cumhuriyet öncesi Türk akımlarını görmek için TIKLA Edebiyat akımlarından kastımız; Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatı akımları Sırası ile  hepsini  özellikleri ve bu akımları kimler temsil ediyor ayrıntıları ile birlikte açıklayacağız. &#8211; YEDİ MEŞALECİLER &#8212; Milli edebiyatçıların gerçekçilikten ve içtenlikten uzak, yurt sevgilerine karşı içtenliği savunan yedi genç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<ol>
<li><span style="background-color: #ccffff;"><sub><strong><a href="../kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/edebiyat-akimlari.html">Edebiyat akımı nedir ? TIKLA</a></strong></sub></span></li>
<li>
<h1><span style="background-color: #ccffff;"><sub><span style="font-size: small;"><a href="../kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/bati-edebiyatinda-akimlar.html">Batı edebiyatında akımlar  TIKLA</a></span></sub></span></h1>
</li>
<li><span style="background-color: #ccffff;"><sub><strong><a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/turk-edebiyatinda-akimlar.html">Cumhuriyet öncesi Türk akımlarını görmek için TIKLA</a></strong></sub></span></li>
</ol>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Edebiyat akımlarından kastımız;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #ff0000;">Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatı akımları</span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;">Sırası ile  hepsini  özellikleri ve bu akımları kimler temsil ediyor ayrıntıları ile <span style="color: #000000;">birlikte açıklayacağız.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small;"><strong>&#8211;  YEDİ MEŞALECİLER   &#8212;</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #000000;"><strong>Milli edebiyatçıların gerçekçilikten ve içtenlikten uzak, yurt sevgilerine karşı içtenliği savunan yedi genç sanatçının oluşturduğu topluluk. 1928&#8242;de yayınladıkları &#8220;Yedi Meşale&#8221; adlı yapıtta yazılarını biraraya getirmişlerdir.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Yedi Meşale adında ortak bir şiir dergisi çıkararak, Türk şiirine yeni bir ufuk açmaya çalıştılar.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Beş hececileri eleştirdiler ve onlara karşı çıktılar.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Batı edebiyatını, özellikle Fransız edebiyatını kendilerine örnek alıp, izleyeceklerini söylemelerine rağmen beş hececilerin yolundan gitmişlerdir.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Topluluk şu sanatçılardan oluşmuştur: Ziya Osman Seba, Sabri Esat Siyavuşlugil, Kenan Hulusi, Yaşar Nabi Nayır, Cevdet Kudret Solok, Muammer Lütfi ve Vasfı Mahir Kocatürk.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000080;"> </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"> <span style="font-size: x-small;"><strong>&#8212;  BEŞ HECECİLER  &#8212;</strong></span></span></p>
<p>Şiire 1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında başlayan, Mütareke yıllarında şöhret kazanan hececiler, Anadolu&#8217;yu ve vasat insan tipini şiire soktular. Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık ve yiğitlik, işledikleri başlıca konulardır. Hecenin bu beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya başlamışlardır. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır.</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Beş hececiler, şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Beş hececiler, ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz diziminin şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #ff0000;"><strong>* </strong></span><span style="color: #000080;"><strong>Beş hececiler şu sanatçılardan oluşmuştur: </strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>Faruk Nafız Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000080;"> </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"> <span style="font-size: small;"><strong>&#8212;  GARİPÇİLER  &#8212;</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> 1940&#8242;ta Garipçiler adıyla çıkan topluluğun ortaya koyduğu bir sanat anlayışıdır.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar. </strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı                 garipliklerdir.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"> </span><span style="color: #ff0000;"><strong>*</strong></span><span style="color: #000080;"><strong> Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.</strong></span></span><br />
Dil, sürekli bir özleşme ve arınma çabasındadır. Roman ve hikayede serim, düğüm, sonuç bölümleri umursanmamıştır. Şairaneliğe kaçmadan, mecazsız yazdılar. Soyut temalar yerine ekmek derdi, günlük şeyler işlendi. “ Konunun bayağısı yoktur, ancak işleyişte bayağılık vardır.” diye düşünürler.</p>
<p>En çok görülen temalar: yaşama sevinci, tabiat sevgisi, çocukluğa dönüş, ölüm, insan sevgisi, aşk.</p>
<p>*-*-* 1941 yılından sonra Türk şiirinde görülen ve öncülüğünü Orhan Veli KANIK, M.Cevdet ANDAY, Oktay Rıfat üçlüsünün yaptığı edebiyat akımı. Bu üç şair, şiirde sürüp gitmekte olan aşırı duygusallığa, şairaneliğe, basmakalıp söyleyişe başkaldıran şiirlerini toplayarak Garip adında bir kitap yayımladırlar.</p>
<p>Bu şiirlerdeki yenilikler nelerdi peki ? Bu şairler neye karşı çıkıyor, neyi değiştirmek istiyorlardı ? Garipçiler diye adlandırılan bu şairler, yeni bir şiir anlayışı getiriyor, şiirimizin yapısında köklü değişiklikler yapmak istiyorlardı. Onlara göre; şiirden uyak atılmalıydı. Uyağın işlevi, ilkel insanın şiiri aklında tutmasından başka bir şey değildi. Bugünkü insan ilkel olmadığına göre, uyağın işlevi kalmamıştı ve kaldırılmalıydı. Uyakla beraber her türlü söz ve anlam sanatı da bırakılmalıydı. Gerçekte bu sanatların amacı, doğayı değiştirme, nesne ve varlıkları olduğundan başka bir şekilde göstermektir. Bu yol bugüne kadar yüzlerce sanatçı tarafından denenmiş, edebiyata bir şey kazandırmamıştır. Bunun gibi, hece ölçüsü de, aruz ölçüsü de gereksizdir. Ölçüye bağlanma yaratıcılığı engeller. Ayrıca şiir, duygudan çok akla dayanmalı, duygunun yada duyarlılığın ürünü olan şairanelikten arındırılmalıdır. Bu arındırma; müzik ve resim gibi öteki sanatlardan gelen tüm öğeleri de içermelidir. Daha doğrusu, geleneksel şiirin benimsediği herşey, yeni şiirin dışında tutulmalıdır. Şiirde önemli olan anlamdır. Bu anlamda çoğunluğun tadına</p>
<p>varabileceği bir nitelik taşımalıdır. Bugüne değin yalnız varlıklı kesimlere seslenmiş olan şiir, artık çoğunluğa seslenmelidir. Bu bakımdan şiire özgü bir dil yoktur, halkın dilinde ve yaşamında bulunan her sözcük şiire girer. Bu görüşler Garip şiirinin niteliklerini de oluşturmuştur.</p>
<p>Ölçüsüz, uyaksız, söz ve anlam sanatlarından soyunmuş, çıplak, yalın anlatımlı bir şiirdir bu. Dize örgüsü yönünden de değişik bir yapısı vardır. Konusunu sıradan bir insanın yaşamından almıştır. Dili de alışılmış şiir dilinden ayrılıklar gösterir. Örneğin &#8221; nasır, kundura&#8221; gibi sözcükler şiire sokulmuştur. Böylece şiirin dili yapaylıktan, kitapsallıktan kurtulmuştur. Şiir bütünüyle duyguya değil, akla dayandırılmış, şairanelikten olabildiğince uzaklaştırılmıştır. Başlangıçta yadırganmıştır bu tutum. Alaya alınmış, tepkiyle karşılanmıştır Garipçiler&#8217;in şiiri. Ancak bu alay ve tepki giderek azalmış, bu şiirin yandaşları çoğalmıştır. Hececi, halkçı, öz şiirci ve serbestçiler arasından da bu akıma kayanlar çıkmıştır. Öte yandan bu yıllarda şiir yazmaya başlayanların tümü Garip şiirini örneksemişlerdir. Bu örneksemeler arttıkça, kişiliklerin ayrılığını yansıtmayan, kumaşı aynı tezgahta dokunmuş tek tip bir şiir çıkmıştır ortaya. &#8220;Şiirsiz şiir&#8221; üretmek ortak bir tutuma dönüşmüştür. Bu eğilim 1950&#8242;li yıllara kadar sürmüştür. Gerçi Orhan Veli ve diğer arkadaşları şairaneliği yıktıktan, yerleşik beğeniyi sarstıktan sonra  kimi şiirlerinde karşı çıktıkları öğelere yeniden dönmüşlerdir. Çünkü girişimlerinin şiiri nasıl bir noktaya ulaştırdıklarının farkına varmışlarıdr. Bu konuyla ilgili olarak Orhan Veli 1949 yılında şunları söylemektedir :</p>
<p>Şiirlerimizin yadırganışı sadece alışılmış kalıpların dışına çıkışımızdan değil, çıkmak isteyişinden, bunda ayrı bir keyif buluşundandı. Gayretimizin nasıl bir sebebe ulaştığını anlayınca biz de yumuşar gibi olduk. Gelgelelim, bu arada şiire girmiş olan bazı şeyler, şiirin öz malı imiş gibi, yerleşti kaldı. Bunlardan biri eski şiirin yüksekten konuşmasına karşılık, şiire sokulan, alelade konuşma; bir de eski şiirin büyük konularının, büyük heyecanlarının yanı başında yer alan, küçük alelade olaylar, küçük alelade insanlardı. İlk niyat hiç bir şeyin şiir dışı kalmamasını sağlamaktı. Ama, bu yeni şiir yavaş yavaş yayılıp bir çok kimse tarafından tutulunca iş değişti. Genç okur yazarlar, hatta bu işle uğraşanlar, sandılar ki şiir yalnız  küçük olayların, yalnız alelade bir dille anlatılmasından meydana gelir. Böyle böyle bu basitlik, bu aleladelik şiirin bir tarafı, bir şartı oldu.</p>
<p>Garip şiirinin kolayca ilgi göstermesinde  içerdiği kolaylığın büyük payı olmuştur. Ayrıca bu şiir serbestçilerin şiiriyle de, kimi yönleriyle uyuşuyordu. Çünkü, Garipçilerin gerçekleştirmek istediği, şairaneliği yıkma, çalışan geniş yığınların şiirini yaratma, ölçüye bağlanmama, günlük dile yaslanma, doğal ve içten olma, insan ve toplum sorunlarına yönelme başta Nazım Hikmet olmak üzere serbest şiire yönelmiş öteki şairlerinde ardından koştukları özelliklerdi. Buna karşın aralarında kimi ayrılıklarda vardır. Garip şiiri coşku ve söylev havasından uzak bir söyleyişle; üstü kapalı, yergici bir tutumla toplumsal sorunlara eğilirken; Nazım Hikmet ve onun çizgisinden ilerleyenler bunu açıktan, coşkuyla yapmaya girişmişlerdir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"> <span style="font-family: Arial Unicode MS,Arial,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>&#8212; </strong></span></span><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>İKİNCİ YENİ HAREKETİ  &#8212;</strong></span></span></span></p>
<p>Türk şiirinde 1950&#8242;den sonra GARİP akımına ve 1940 kuşağının toplumsal gerçekçi şairlerine tepki olarak doğan, değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyişi amaçlayan şiir akımı. Garipçilere tepki olarak 20. yüzyılın ikinci yarısı doğan, özellikle şiirde anlama değil, ses güzelliğine önem veren bu akım, Batı&#8217;da gerçeküstücülerin kullandıkları bilinçaltını harekete geçirme yönteminden faydalanır. Sözcükler arasındaki anlamsal bağlantıları kopararak yeni yeni görüntüler yaratma yolunu seçen İkinci Yeni akımının temsilcileri arasında ilk akla gelen isim Cemal Süreya&#8217;dır.</p>
<p>İkinci Yeni adını ilk kez MUZAFFER ERDOST kullandı.</p>
<p>İkinci yeniciler; şiirde öykü öğesini dışlayarak imgeye, hayal gücüne ve duyguya ağırlık verdiler.</p>
<p>Daha çok bireyin toplumdaki yalnızlığı, sıkıntıları, çevreye uyumsuzlukları gibi temalara ağırlık verdiler.Dönemin siyasi baskısından kaçmakla ve biçimcilikle eleştirildiler. Belli başlı isimleri:<span style="color: #000000;"><span style="font-family: Arial Unicode MS,Arial,sans-serif;"><span style="color: #000080;"> </span></span></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>CEMAL SÜREYA</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>EDİP CANSEVER</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>TURGUT UYAR</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>ECE AYHAN (İKİNCİ 	YENİNİN KEŞİŞİ DERLER)</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>OKTAY RİFAT</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>METİN ELOĞLU</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>TURGAY GÖNENÇ</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>SEZAİ KARAKOÇ</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>ÖZDEMİR İNCE</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>ÜLKÜ TAMER</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>AHMET OKTAY</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #000080;"><strong>KEMAL ÖZER</strong></span><span style="color: #000080;"> </span></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"> <strong>İkinci yeni şiirde görülen özellikleri şöyle sıralayabiliriz:</strong></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000080;"><span style="font-family: Arial Unicode MS,Arial,sans-serif;"><strong>İkinci 	yeniciler, alabildiğine hayalcidirler. </strong></span></span></li>
<li><span style="color: #000080;"><span style="font-family: Arial Unicode MS,Arial,sans-serif;"><strong>Konuşma 	diline sırt çevirmişlerdir. Serbest çağrışıma dayanan 	şiirleri kopuk kopuktur. Tesadüfen seçilmiş kelime veya 	cümlelerin alt alta sıralanmasıyla şiirin oluşturulduğu 	intibahını verirler.</strong></span></span></li>
<li><span style="color: #000080;"><span style="font-family: Arial Unicode MS,Arial,sans-serif;"><strong>Genelde 	cümle yapıları bozuktur. Bir boşvermişlik havası hakimdir. </strong></span></span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cumhuriyet-sonrasi-turk-edebiyat-akimlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mimar olmak için yaratıcı olmak şart mı?</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/mimar-olmak-icin-yaratici-olmak-sart-mi.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/mimar-olmak-icin-yaratici-olmak-sart-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 08:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omergedikli_kitap</dc:creator>
				<category><![CDATA[videolu dersler]]></category>
		<category><![CDATA[içmimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[mimar olmak]]></category>
		<category><![CDATA[mimar olmak için ne gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[mimarda olması gerekenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=8873</guid>
		<description><![CDATA[Mimarlık elbetteki yaratıcılıktır ama yaratıcılıkta çok zor birşey değildir. Aslında insan oğlu ilk meydana geldiği çağdan beri sürekli birşeyler yaratmaktadır.İnsan zaten aklı ile düşünen , düşündüğünü üreten ve üretirkende yaratan bir yapıya sahiptir insanı diğer canlılardan ayıranda yaratıcılığıdır. Ancak Mimarın yaratıcılığı eğer bir yapı tasarlıyor ise ki asli görevlerinden biri budur o yapının  o bulunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-8872" title="ratyıcı" src="http://www.kitap-ozet.net/wp-content/uploads/2010/08/ratyıcı.jpg" alt="ratyıcı" width="80" height="64" />Mimarlık elbetteki yaratıcılıktır ama yaratıcılıkta çok zor birşey değildir. Aslında insan oğlu ilk meydana geldiği çağdan beri sürekli birşeyler yaratmaktadır.İnsan zaten aklı ile düşünen , düşündüğünü üreten ve üretirkende yaratan bir yapıya sahiptir insanı diğer canlılardan ayıranda yaratıcılığıdır. Ancak Mimarın yaratıcılığı eğer bir yapı tasarlıyor ise ki asli görevlerinden biri budur o yapının  o bulunan çevrede ,kültürde o yapıyı seyredecek insanlarla yada o yapının bulunduğu çevreye katacağı kimlik değerleri ile özgünlük değerleri ile nasıl buluşabileceğini önceden düşünmek daha önceki örnekler ile araştırmak bu örnekler ile kendi çalışmasını sentezlemek yada hiç örnek bulamıyorsa kendi düşüncesi ile bazı yorumlar geliştirmek gibi yeteneklere sahip olması gerekmektedir. Bunuda zaten <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/mimarlik-egitimi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with mimarlık eğitimi">mimarlık eğitimi</a> aldığı sürece  kazanması mümkündür. Zaten çevresini gözlemleyen her insanda bu yetenekler mevcuttur.</p>
<div style="width: 450px;"><object id="uzmanEmbedPlayerd0QPCl1lee8" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="404" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="WMode" value="Transparent" /><param name="allowNetworking" value="all" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/d0QPCl1lee8" /><param name="name" value="uzmanPlayerd0QPCl1lee8" /><param name="wmode" value="transparent" /><embed id="uzmanEmbedPlayerd0QPCl1lee8" type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="404" src="http://www.uzmantv.com/getswf/d0QPCl1lee8" name="uzmanPlayerd0QPCl1lee8" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" wmode="transparent"></embed></object></p>
<div>
<div style="float:left;"><a id="uzmanlinkd0QPCl1lee8" href="http://www.uzmantv.com" target="_blank"><img style="border:none" src="http://www.uzmantv.com/images/uzmantv.png" alt="" /></a></div>
<div style="padding-top:7px;"><a id="konulinkd0QPCl1lee8" style="font-family:Verdana;font-size:12px" href="http://www.uzmantv.com/konu/nasil-mimar-olunur" target="_blank">Benzer videolar için tıklayın</a></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/mimar-olmak-icin-yaratici-olmak-sart-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mimar olmak isteyenler bilgisayardan nasıl destek almalı?</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/mimar-olmak-isteyenler-bilgisayardan-nasil-destek-almali.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/mimar-olmak-isteyenler-bilgisayardan-nasil-destek-almali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 08:15:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omergedikli_kitap</dc:creator>
				<category><![CDATA[videolu dersler]]></category>
		<category><![CDATA[mimar nasıl olunur]]></category>
		<category><![CDATA[mimar olmak]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlıkta bilgisayarın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[pc kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=8871</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde yetişen mimarlar bilgisayar destekli tasarım eğitimini kesinlikle almalıdırlar.Mimarların öteden beri meşgul oldukları zaman ayırdıkları konu tasarladıkları yapının projesini çizerken o projenin müşterisi tarafından anlaşılabilmesi için yapılan persfektif çizimler vemaket gibi çalışmalardı ancak bilgisayar destekli tasarımlar ile artık bir projenin görüntüsünü herkesin anlayabileceği şekilde algılatmak oldukça mümkün. Böyle oluncada  mimar mimar olmayan müşterilerine tasarladığı yapı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-8870" title="bilgisayar" src="http://www.kitap-ozet.net/wp-content/uploads/2010/08/bilgisayar.jpg" alt="bilgisayar" width="80" height="64" />Günümüzde yetişen mimarlar bilgisayar destekli tasarım eğitimini kesinlikle almalıdırlar.Mimarların öteden beri meşgul oldukları zaman ayırdıkları konu tasarladıkları yapının projesini çizerken o projenin müşterisi tarafından anlaşılabilmesi için yapılan persfektif çizimler vemaket gibi çalışmalardı ancak bilgisayar destekli tasarımlar ile artık bir projenin görüntüsünü herkesin anlayabileceği şekilde algılatmak oldukça mümkün. Böyle oluncada  mimar mimar olmayan müşterilerine tasarladığı yapı bittiği taktirde iç mekanların nasıl olacağını,dış mekanların nasıl olacağını çok rahatlıkla gösterebilmektedir.</p>
<p>Sanki hiç bilgisayar yokmuş gibi tasarlamak bilgisayar hiç yokmuş gibi perspektifini hayal etmek,düşünmek kağıda dönmek mimarlığın olmazsa olmaz koşuludur.</p>
<p>Mimarlık eğitii</p>
<p><a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/mimarlik-egitimi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with mimarlık eğitimi">Mimarlık eğitimi</a></p>
<p>Bilgisayar destekli <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/mimarlik-egitimi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with mimarlık eğitimi">mimarlık eğitimi</a></p>
<div style="width: 450px;"><object id="uzmanEmbedPlayerZTMdCWADOAa" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="450" height="404" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="WMode" value="Transparent" /><param name="allowNetworking" value="all" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.uzmantv.com/getswf/ZTMdCWADOAa" /><param name="name" value="uzmanPlayerZTMdCWADOAa" /><param name="wmode" value="transparent" /><embed id="uzmanEmbedPlayerZTMdCWADOAa" type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="404" src="http://www.uzmantv.com/getswf/ZTMdCWADOAa" name="uzmanPlayerZTMdCWADOAa" allowscriptaccess="always" allownetworking="all" wmode="transparent"></embed></object></p>
<div>
<div style="float:left;"><a id="uzmanlinkZTMdCWADOAa" href="http://www.uzmantv.com" target="_blank"><img style="border:none" src="http://www.uzmantv.com/images/uzmantv.png" alt="" /></a></div>
<div style="padding-top:7px;"><a id="konulinkZTMdCWADOAa" style="font-family:Verdana;font-size:12px" href="http://www.uzmantv.com/konu/nasil-mimar-olunur" target="_blank">Benzer videolar için tıklayın</a></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/mimar-olmak-isteyenler-bilgisayardan-nasil-destek-almali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

