OYKU
İSTANBUL’DA KAN VAR
HAZ.: AMY SPANGLER – MUSTAFA ZİYALAN
SEL YAYINCILIK
Nasıl bir şehirdir İstanbul? Bin kişinin yatağından çıkmış, el değmemiş bakire mi; yoksa binlerce sırrı derinlerinde saklayan karanlık bir kadın mı? İkincisine daha yakm duruyor aslında. Binlerce yıldır iki kıtanın birleştiği yerde, her kültürden insanla buluşmuştur. Kimine çok şey vermiş, kiminden her şeyini almıştır, hayatlarına kadar… İstanbul bu, Roma’yı, Bizans’ı, Osmanlı’yı yaşatır ama sonra Kronos gibi kendi evlatlarını yutar. Bugün üzerinden geçtiğimiz her sokağına birilerinin kam damlamıştır… Daha önce İstanbul
Noir (Kara İstanbul) kitabını hazırlayan Amy Spangler ve Mustafa Ziyalan ikilisi hazırladıkları yeni öykü toplaması İstanbul’da Kan Var ile kana bulanmış İstanbul’u karşımıza çıkarıyor. Bu kez yeni yazarlar ve yeni öykülerle İstanbul’un cinaî öykülerini derlemişler. Metin Kaçan, Özge Başkan, Edward Foster, Fatih Altınöz, Mustafa Ziyalan, Neslihan Acu, Cemile Çakır, Vince Czyz, Türkay Demir ve Karin Karakaşh’dan oluşan 10 yazar, İstanbul’un canına kıydığı veya karanlık bir sokağında ölüme terk ettiği insanları anlatıyor.
HÜRRİYET KİTAP
Geniş Zamanlar – Ayşe Kulin
Kitabın adı : Geniş Zamanlar
Kitabın yazarı: Ayşe Kulin
Kitabın yayın evi : Remzi Kitabevi
Yayın tarihi : 1998
Sayfa sayısı: 134
Kitap tanıtım yazısı :
Geniş Zamanlar,Ayşe Kulin‘in televizyona da uyarlanan bir çok eserinden biridir.Birbirinden güzel hikayeleri barından bu kitap öykü türünde yazılmıştır.Kulin‘in akıcı üslubuyla kitap bir çırpıda bitiveriyor.Sıradan insanların gündelik yaşamlarının irdelendiği öykülerde,insanların sosyal,ekonomik ve psikolojik durumlarının birbirleriyle ilişkilerinde ne derece önemli olduğunun altı çiziliyor.Belki sokaktan geçen bir adam, belki yanı başımızdaki bir arkadaş kim bilir belki de biz varız bu öykülerde.İlk üç öyküyü birbirleriyle bağlantılı olarak kurgulayan yazar,son derece yalın ve son derece bizden bir anlatım kullanmış.Bugün hala güncelliğini koruyan öyküler aslında bizlere çevremizi anlamamız için ayna tutuyor.Belki bilmediğimiz, belki de bilip farkında olmadığımız bu öyküleri, bir de Ayşe Kulin‘in kaleminden okumakta fayda var.
Ekim, Saat Sekiz-Norman Manea
Kitabın adı :Ekim, Saat Sekiz
Kitabın yazarı:Norman Manea
Çeviri: Nesrin Tura Demiryontan
Kitabın yayın evi :Metis Yayınları
Yayın tarihi :Eylül 2009
Sayfa sayısı:216 Sayfa
Kitap tanıtım yazısı :
Henüz beş yaşındayken, tüm ailesiyle birlikte Romanya’daki Transnistria toplama kampına götürülüyor Manea. İnsanlık tarihinin en büyük travmalarından biri olan İkinci Dünya Savaşı ve Yahudi soykırımı, böylece yazarın tüm hayatına ve eserlerine damgasını vuruyor. Daha çok totaliter bir devlette gündelik yaşam ve sürgün üzerine yazıyor. İnsanların iç dünyalarına odaklanıyor ve yalnızlıklarını, insan arayışlarını, beklentilerini, umutlarını anlatıyor.
On beş öyküden oluşan bu kitabı da toplama kampları ve savaş sonrası travmalar hakkında; hastalanan zamanı, mankenlik oyunlarını, büyülü yumakları, kirli bir küp şekere bağlanan umutları, beş yıl süren geceleri, geri dönen korkuları, yıllar sonra Kafkaesk kâbuslara dönüşen anıları sade bir üslup ve çarpıcı bir ironiyle anlatıyor.
Manea bu öyküleriyle ilk defa Türkçede.
On İki Gezici Öykü-Gabriel Garcia Marquez
Kitabın adı :On İki Gezici Öykü
Kitabın yazarı:Gabriel Garcia Marquez
Kitabın yayın evi :Can Yayınları
Yayın tarihi :Eylül 2009
Sayfa sayısı:166 Sayfa
Kitap hakkında inceleme yazısı :
12 adet öyküden oluşmaktadır.
Bu kitabı satın alabilirsiniz