Ömer seyfettinin şairliği

Ömer Seyfettin, daha çocukken evlerinde birçok Divinler bulunduğundan onları okuya okuya edebi hava etmiştir, bu edebiyatı anlamak başka bir hazırlığa ihtiyaç gösterdiği için, zevkini pek de tadamamıştır. Ömer Seyfettin Tanzimat  şairlerinden bilhassa Namık Kemal’e hayrandır. Ömer Seyfettin’e göre “şair, ruhunda ilahin bir hassasiyeti bize ilke etmelidir. Hikayeci olarak tanzimata rağmen o pek çok edebiyatçımız gibi edebiyat alemine şiirle adım atmıştır”

Ömer Seyfettin’in 1901-1908 yılları arasında neşrettiği şiirlerinde işlediği mevzuu aşk hisleridir. Ömer Seyfettin’in 1914’den başlayarak yazdığı şiirlerin hepsinin mevzu aşk mevzuunda birkaç şiiri ve kendi hayatını canlandırdığı Doğduğum Yer dışında milli ve iştimai’dir. Milli Türk destanlarının, Türk mizahının ve eski Türklerin hayatının da ilham kaynağı teşkil ettiği bu şiirlerinde artık Türklük aşkının uyandığı, Türklük kanının canlandığı ve mivkinlikten kurtulma lüzumu, Türklük öğünme bir mefkürce sötib olmanın kazandıracağı kuvvet vb. fikirleri işler; bazılarının mevzuu ise, milli kahraman ve şairlerimizdir.

Ömer Seyfettin’in 1901’de neşrettiği ilk şiirinden başlayarak 1914’e kadar ki manzumeleri aruz vezni iledir; bu arada 1905’den sonra ancak bir iki şiirini hece vezni ile yazmıştır.

Şiir yazmaya başladığı sıralarda gazellerde yazan, fakat bunları beğenmediğini söyleyen Ömer Seyfettin’in neşrettiği şiirler arasında Divan nazım şekli ile yazmış. Kırk kız dışında hemen hiçbir manzumesi yoktur; bunların çoğunda Batı nazım şekillerini, bir kısmında da halk nazım şekillerinden koşma’yı kullanmıştır.

Ömer Seyfettin’in şiirlerinde kafiyeler, çağdaşlarına göre ayrı bir hususiyet göstermez, her cins, hatta ara – sıra cinaslı kafiyelerde kullanmaz, Tanzimat ve bilhassa Servet-i Fünun devrinde inkişaf  eden sen’i kafiyelere de yer vermiştir. 1914’den sonra çağdaşları gibi Ömer Seyfettin’in şiirlerinde de halk edebiyatı tesiri görülür; fakat bu edebiyatın inceliklerini kavramış sayılmaz.

Konu Başlıkları: , , , ,