<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kitap özetleri,Çocuk Kitapları, Roman Özetleri,Çocuk Masalları &#187; çocuk masalları</title>
	<atom:link href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/cocuk-masallari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitap-ozet.net</link>
	<description>Tüm kitapların  Özeti burada</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 15:14:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>ACAYİP BİR DESTAN</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/acayip-bir-destan.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/acayip-bir-destan.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 18:26:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[destanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=10922</guid>
		<description><![CDATA[﻿ Ne sen, ne ben nede başka birisi daha dünyada yokken dünyanın en ücra köşesinde bir köy vardı. Bu köyün üç tarafı dağlarla çevriliydi. Yakınlı uzaklı birçok şehir, kasaba ve köyler vardı. İnsanları mutluydu ama köyü yöneten çok kötü ve inatçı bir ağa vardı. Burhan Ağa derlerdi köylüler ona. Köyün ileri gelenlerinden Böcüoğlu dışında kimse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p>﻿</p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>Ne sen, ne ben nede başka birisi daha dünyada yokken dünyanın en ücra köşesinde bir köy vardı. Bu köyün üç tarafı dağlarla çevriliydi. Yakınlı uzaklı birçok şehir, kasaba ve köyler vardı. İnsanları mutluydu ama köyü yöneten çok kötü ve inatçı bir ağa vardı. Burhan Ağa derlerdi köylüler ona. Köyün ileri gelenlerinden Böcüoğlu dışında kimse sevmezdi bu ağayı.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>Günlerden bir gün köye gelen takım elbiseli, yakışıklı, ince, uzun bir takım kişiler köylüye Burhan Ağa’nın nerde olduğunu sormuşlardı. Köylü meraklı bir şekilde bu kişilerin kim olduğunu öğrenmeye çalışırken birkaç kişi ağanın köşkünün olduğu tarafı gösterdiler. Meraklı bakışlar arasında köşke giren bu kişiler ağaya kendilerinin mühendis olduklarını ve uzun süredir üzerinde çalıştıkları proje için köyden belli bir toprağın kendilerine satılması gerektiğini söylediler. Bu konularda fazla bir bilgiye sahip olmayan Burhan Ağa bu teklifi düşüneceğini söyledi. O akşam kendisine göre çok daha bilgili olduğunu düşündüğü Böcüoğlu’nun yanına gitti ve ona durumu izah edip ne yapması gerektiğini sordu. Böcüoğlu:</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>-Ağam kendine gel eğer sen bu köyden mühendislere toprak satarsan kim bilir ne yaparlar. Senin köylün akıllanırsa biz ne yaparız nasıl başa çıkarız? Dedi. Bu konuda Böcüoğlu’na hak veren Burhan Ağa köylünün haberi olmadan bu teklifi kabul etmediğini söyledi. Ama köylü olayı çoktan öğrenmiş ve ağanın karşısına çıkacak cesaretleri olmadığı için susmuşlardı.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>Aylar sonra halk tarlaya ektiği ekini toplamak için tarlaya gidecekken ağa bir haber saldı. Köydeki herkesin ağanın köşküne duvar yapmak için el birliğiyle işe koyulmalarını emrediyordu ağa. Köylülerden bazıları aman ağam etme eyleme ekin güneşe dayanamaz yanar sonra biz onları nasıl satarız dediysede Burhan Ağa’yı inadından vazgeçiremedi ve duvarı yapmaya mecbur kaldı. Duvar yapımı bittiğinde halk ekini topladı ama artık ekin vasat bir hal almıştı kimseye satamadılar. Köylülerin arasından bir iki kişi çıktı ve dedi ki:</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>-Arkadaşlar mademki ağa bize duvar yaptırıp ekinimizin ölmesine sebep oldu bizde bu ekinin hepsini ağaya satalım. Bu fikir köylünün çok hoşuna gitti ve nede olsa ekinden anlamayan ağaya yarı fiyatında altında sattılar ekini. Ama bilmedikleri bir şey vardı. Uzun süre ultraviyole ışınının etkisinde kalan ekinin DNA’sında yapısal bozukluklar meydana gelmişti. Hiçbir şeyden haberi olmayan ağa köylüyü kazıkladığı için,  köylüde ekinden anlamayan ağayı kazıkladığı için gayet mutlu mesut yaşıyorlardı. Ama bir gün ağa görünmez oldu. Ne kahvelere iniyor, ne de köylüye zulüm edecek yeni bir duyuru yayınlıyordu. Uzun bir süre ortalıkta görünmeyen ağayı merak edenler artmaya başlayınca birkaç kişi ağanın köşküne gitmiş fakat geri dönmemişlerdi. Bir iki ay sonra köyün bilen kişilerinden oluşan bir grup, gece kahveye giderken karanlıkta bir karaltı gördü. Karaltı gittikçe kendilerine daha çok yaklaşmaya başladı ve sonunda seçilir hale geldi. O kişinin ağa olduğunu anladıklarında üstlerine doğru hamle yapmış ve onlardan birisini canlı canlı yemeye başladı. Evet ağa o DNA’sı değişmiş olan ekinlerden yiyince bir tür mutant olmuştu. Geri kalan ve canını zorla kurtarabilmiş olan Kara Mustafa Efe bir gün kadar düşündükten sonra Burhan Ağa’nın öldürülmesi gerektiğini düşündü ve bunu köyde sadece Deper isimli delikanlının yapabileceğine karar verdi. Derhal Deper’in evine gitti ve onunla bu mevzuyu konuştu. Deper bunu yapacağını ve köyünü bu beladan kurtaracağını söyledi. iki gece sonra Deper, ağanın köşkünün olduğu yerlerde gezmeye başladı. Deper’in varlığını hisseden Burhan Ağa ona doğru koşmaya başladı. Deper hızla kaçarken karanlık bir sokağa girdi ve belindeki silahı çekti. Bütün şarjörü Burhan Ağa’nın üstüne boşalttı. Fakat koştuğu için hiç birini isabet ettiremedi. Elini cebine attı ve cebinde bulunan gümüş kurşunu çıkarttı. Gümüş kurşunu silahına koymaya çalışırken bir an ayağı takıldı ve kendini yerde buldu.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>Üzerine gelen Burhan Ağa’nın sesini duydu ve yere düşürdüğü gümüş kurşunu eliyle aramaya başladı. Topallayarak ona doğru koşan Burhan Ağayı görünce bir an onu ayağından vurduğunu gördü ve ne kadar acı çektiğini düşündü. Bu düşünceler arasında yere düşürdüğü gümüş kurşunu buldu ve silahına takmaya çalıştı. Sonunda gümüş kurşunu silaha taktı, şarjörü yuvasına yerleştirdi ve silahı Burhan Ağa’nın göğsüne doğrulttu. Fakat son anda ayağının topal olduğu düşüncesi aklına geldi ve eğer öldüremezse kendisinin öleceği farkına vardı. Bu nedenle silahı yukarı kaldırdı ve iki kaşının ortasına nişan aldı. Tam tetiğe dokunacakken odanın kapısı açıldı ve içeriye bir ışık hüzmesi düştü.  Kapının tam ortasında duran adamı tanıyordu. Bu O’ydu. Gelen babasıydı. </strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>-“Yeter ulan artık kalk şu bilgisayarın başından, kapat o oyunu da yat bakayım, yarın okulun var.” Dedi. Ekrana baktığında Burhan Ağa Deper’i öldürmüş ve oyunu kaydetmediği için bölüm en baştan başalmıştı. Neyse artık yarın gelince tekrar oynarım diye düşünerek yatağa girdi ve yattı.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong><span style="color: #ff0000;">Yazarın adı bulunamamıştır.</span><br />
</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/acayip-bir-destan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pinokyo- Carlo Collodi özet-2-</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/pinokyo-carlo-collodi-ozet-2.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/pinokyo-carlo-collodi-ozet-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 17:53:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[100 Temel Eser (Ortaöğretim)]]></category>
		<category><![CDATA[kitap özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Carlo Collodi]]></category>
		<category><![CDATA[Carlo Collodi eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Carlo Collodi kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[pinokyo]]></category>
		<category><![CDATA[pinokyo kitap özeti]]></category>
		<category><![CDATA[pinokyo özeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=5433</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı:Pinokyo Kitabın Yazarı: Carlo Collodi Kitabın Yazılma Yılı:1881 Kitabın Yayınevi: Tomurcuk yayınevi Kitabın Basım Yılı: 01.11.2006 Sayfa Sayısı:71 Kitap Özetini Hazırlayan :Tuğtekin özmetin Kitabın Özeti: Antonio usta yaşlı bir marangozdu.Antonio ustaya herkes &#8216;Kiraz Dede&#8217; derdi.Dükkânın bir köşesine atılmış bir çam kütüğününü bulduğunda çok sevindi.Bu tam istediği gibi bir parçaydı.Çam kütüğünü tezgaha koyup keserle keserken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-4505" title="pinokyo" src="http://www.kitap-ozet.net/wp-content/uploads/2008/10/pinokyo.jpg" alt="pinokyo" width="250" height="250" /><br />
<strong>Kitabın Adı:</strong>Pinokyo<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/carlo-collodi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Carlo Collodi">Carlo Collodi</a><br />
<strong>Kitabın Yazılma Yılı:</strong>1881<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>Tomurcuk yayınevi<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 01.11.2006<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>71<br />
<strong>Kitap Özetini Hazırlayan :</strong>Tuğtekin özmetin<br />
<strong>Kitabın Özeti: </strong><br />
Antonio usta yaşlı bir marangozdu.Antonio ustaya herkes &#8216;Kiraz Dede&#8217; derdi.Dükkânın bir köşesine atılmış bir çam kütüğününü bulduğunda çok sevindi.Bu tam istediği gibi bir parçaydı.Çam kütüğünü tezgaha koyup keserle keserken incecik derinden gelen bir ses duydu.Ay!Ay! DUr vurma ustacığım,canımı acıtıyorsun! ses duydu usta çok şaşırmıştı.Oysa dükkanda kendinden başka kimse yoktu. her tarafa baktı dolaba ve dışarıya baktı.Kimsecikler yoktu.Yaşlanıyorum dedi.Çalışmaya tekar başlayıp keseri kaldırdığında yine aynı ses: -Of! canım acıyor.Ne olur vurma! ses kütükten gelmişti. marangoz korktu.Kendi kendine söylenerek,nasıl olur? kütük konuşur mu? diye söylendi.O sırada komşusu Gepetto Baba geldi.komşusu ANtonio ustaya ağaçtan bir kukla yapacağını söyledi.Antonio usta daha cevap vermeden o incecik ses duyuldu. aralarında küçük taışma oldu. fakat barışarak el sıkıştılar.Antonio usta ne istediğini sordu.Gepetto Baba kukla yapmak içn bir ağaç arıyorum dedi.Usta tezgahın üzerindeki ağacı komşusuna verdi.Gepetto Baba bu ağaçtan güzel bir kukla yapıp adınıda pinokyo koydu: kukla canlı bir çocuk gibi gözlerini kırpıştırıyor,kuklanın burnu büyüyorgepetto Baba burnu her koparışta burun tekrar büyüyordu, ağzını açmaya başladığında kukla şarkı söylemeye başladı.Ayakları,elleri olan canlı bir çocuk gibi konuşan bir kukla ortaya çıktı. çok yaramaz haylaz mı haylaz bir kukla olarak yaşamaya başladı.Yaramazlıklarıyla Gepetto babayı hapse düşürdü.Eve döndü acıkmıştı .Evde yemek yoktu. Dışarıya çıkıp bir evden yemek istedi. Yaşlı adam onunüzerine su döktü. kurumak için ateşin karşısında uyuyamaya başladı.Ayağı yandı.Gepetto usta geldiğinde ondan yeni ayak yapmasını istedi.artık iyi çocuk olacağım okula gideceğim.Yaşlandığında sana bakacağım diye söz verdi. Gepeto usta ayağını yaptığında vediği sözleri unuttu Pinokyo Okula gitmeye başladı.Kukla tiyatyorusu gelmişti Alfabesini satıp, tiyatroya girdi. oradaki kuklalar onu tanıdılar.hep bir ağızdan Pinokyo sahneye gelsene dediler, kargaşa çıktı.Kukla tiyatrosunun sahibi Mangefobağırdı. Pinokyoya kızıp onu duvara astı.pinokyo nun anlattıklarını dinledikten sonra Sen yaramaz ve hayırsız bir kuklasın dedi ve cebine beş altın koyarak babasına götürmesini söyleyip gönderdi.daha sonra Topal bir tilki ve kör kedi ile karşılaştı.Cebindeki beş altını almak için aptalar ülkesinedeki tarlaya altınlarını gömerse bin altın olacağınını söyleyen topal tilki ve kör kedi ile gitti.Uzun yürüyüşten sonra bir hana vardılar.Yorgundu uyuyakaldı uyanıca kimse yoktu hancı para istedi .ona bir altın verip oradan uzaklaştı.Yolda haydutlar yolunu kesti.onu ağaca bağladılar.Orada bıraktılar. ormanda yaşayan Mavi peri onu kurtadı ve evine götürdü.Pinokyo başıından geçenleri anlatırken,mavi peri altınları sordu. oda kaybettiğini söyleyince, burnu uzadı yine yalan söyledi.Burnu dahada uzadı. Peri bu haline acıyıp burnu nu düzelttioradan ayrıldı. Tilki ve kedi ile karşılaştı. onlarda onu aptallar ülkesine götürmekiçin birlikte yola çıktılar. uzakta bir şehrin dışında bir ağacın altına altınları gömdüler ve uzaklaştılar daha sonra ağacın yanına gelen Pinokyo altın ağacını arayan tilki ve kedinin onu kandırdığını bir papağandan öğrendi.perinin evine giderken yolda bir yılan gördü.koşmaya başladı.koşarken bir kapana yakalandı.Bir köylünün eline düştü .Oda Pinokyo ya bekçi köpeği olmasını istedi.Tam uykuya dalmak üzereyken çifliğn etrafında dolaşan bir kaç sansar gördü.Çiftçiye haber verdi.Oda ödül olarak boynundaki tasmayı çıkardı. oradan koşarak uzaklaştı.perinin evinin olduğu yerde bir güvecin onu alıp deniz kıyısına götürdü.Kıyıda toplanan insanlar denizin ortasında bir kayığa bakıyorladı Pinokyo sordu- oğlunu kaybeden bir baba küçük bir kayıkla denize açıldı.Bu gepettobaba idi. çok üzgündü. para kazanmak için bir köye gitti. Orada yaşlı bir kadın yemek verdi. Dikkali bakınca onun peri olduğunu anladı. Büyümek istediğini peri onun hep kukla olarak kalacağını söyledi. okulagiderse babasını görebilecekti.Peri ona iyi birkukla çocuk olmanı sağlayacağını söyledipinokyo hemen köy okuluna başladı.Okuldaki yaramaz çocuklar hemen onunla aly etmeye başladılar.periye vediği söz hatırlayarakuslu durdu.kısa sürede herkesin sevgi ve saygısını kazandı.Bir gün okula giderken arkadaşları deniz kıyısında bir balinayı görmeye gittklerini söylediler. onunda gelmesini istediler. Daha sonra şaka olduğunu anladı ve sordu<br />
onu kıskandıklarını söyleyip kitaplarını denize attılar.kalın bir kitaplada arkadaşının kafasına atıp kaçtılar. jandarmalar onu yakalayıp götürmek istediler.Ellerinden kurtulup kaçmaya başladı.kıyı boyunca bir mağarada kendini bir ağ içinde buldu.balıkçı onu pişirecekti.denizden kurtardığı köpek Alidero ,Pinokyoyu balıkçının elinden kurtardı.köye gelen pinokyo yaşlı bir adama yanaşıp Euenio den haberiniz var mı? sorar. evet iyileşmiş.Pinokyo adında yaramz bir çocuk kalın ciltli bir kitapla yaralamış. Kötü çocukmuş.Yaramaz serserinin biri ymiş&#8230;&#8230;.hepsi yalan demiş. pinokyo,bence iyi bir çocuk.Okuma isteği yle dolu,söz dinleyen, babasını seven biri.demiş.Burnu uzamaya başlamış. Siz benim dediklerime bakmayın tembel ,okuldan kaçıp haylazlık yapan bir çocuktur deyince burnu eski haline gelmiş. ve pernin evine gitmiş.Pinokyo söz dinleyeceğine okula gideceğine her zaman iyi olcağına çalışkan birri olursa peri onun tahtakukla olmaktan çıkıp iyi bir çocuk haline geleceğini söylemiş. bu habere sevinen Pinokyo arkadaşları ve dostları ile perinin evinde bir kutlama yapmak istedğini söylemiş .peri izin vermiş. arkadaşı fitili çağırmaya gitmiş. Aramış bir köprünün altında bulmuş oyuncaklar ülkesine gitmek için araba bekledğini söylemiş. ve on iki sıpanın çektiği bir araba durmuş.Pinokyo onlarla gitmiş.Oyncaklar ülkesindeki eğlencelere katılmışlar.bu arada orada beş ay geçmiş bir sabah pinokyo kulaklarının büyüdüğünü görmüş. eşşeğe dönmüş. pazara götürüp bir sirk sahibine satmışlar .Bol bol kırbaç ve ot yemiş. çemberden geçerken ayağı sakatlanmış.. sirk sahibi topal eşşeği ne yapayım demiş. ve onu denize atmış. Suya düşünce kendine yapılan büyü bozulmuş normal haline gelmiş. sonra bir balina onu yutmuş bakmışki babasıda orada ondan af dilemiş. başından geçenleri babası da onu af etmiş.Balinanın midesinden çıkarak kıyıya yüzmeye başlamışlar.kıyıyaçıktıklarında iki çirki dilenciye rastlamışlar bunlar tilki ile kedi idi.Dahasonra Perinin evine gitmişler Perinin evde olmadığını bir hastahane de olduğunu öğrenmiş ona kırk gümüş liraya bir elbise almak istemiş salgangoza vermiş.İki gün sonra burada olacağını söylemiş eve gelince uyumuş sabah kalktığnda şaşırmış çünkü tahtadan değil etli canlı çocukmuşve odada kendine uyacak bir yeni elbiseler varmış.Elbiseyi giyince cebinde fildişi cüzdan üzerinde Gece mavisi saçlı bir Peri ,sevgili Pinokyosuna kırk gümüş parayı ödüyor ve iyi yürekliliği için teşekkür edeyor. Diye yazılıymış. ve babasına sarılmış bundan sonra iyi bir çocuk olacağım demiş kötülüklerve çirkinlikler karşısında hep iyilikten ve güzellilten yana olacagım diye söz vermiş.<br />
Babasına sarılmış .Artık mutluymuşlar</p>
<p>Bu Özeti ; <strong><span style="color: #ff0000;">kitap Özet Yarışmamıza</span></strong> katılan <strong>Tuğtekin özmeti</strong>n’ adlı arkadaşımız hazırlamıştır .. Kendisine teşekkür eder , yarışmada başarılar dileriz..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/pinokyo-carlo-collodi-ozet-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Masalları &#8211; Kara  karga</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cocuk-masallari-kara-karga.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cocuk-masallari-kara-karga.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 09:31:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[masal kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[bebek masalları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[kara karga]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikaye özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[Hikayenin Adı:Kara karga Türü:Çocuk hikayeleri -Çocuk Masalları Hikaye: Bir varmış bir yokmuş ormanlardan birinde hiç rengi olmayan kuşlar varmış. Kuşlar önceleri bu durumdan memnunlarmış fakat ormandaki diğer hayvanların küçümseyerek bakması onları çok üzüyormuş. Bir gün bir peri çıkagelmiş ve renksiz kuşlara demiş ki: Devamı: -“Sizin bu duruma çok üzüldüğünüzü gördüm. Alın bu boyaları ve fırçaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img src="http://www.kitap-ozet.net/wp-content/uploads/2009/08/kara_karga.jpeg" alt="kara_karga" title="kara_karga" width="104" height="104" class="alignleft size-full wp-image-4677" /></p>
<p><strong>Hikayenin Adı:</strong>Kara  karga<br />
<strong>Türü:</strong>Çocuk hikayeleri -Çocuk <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/masallar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with masallar">Masallar</a>ı<br />
<strong>Hikaye: </strong>Bir varmış bir yokmuş ormanlardan birinde hiç rengi olmayan kuşlar varmış. Kuşlar önceleri bu durumdan memnunlarmış fakat ormandaki diğer hayvanların küçümseyerek bakması onları çok üzüyormuş. Bir gün bir peri çıkagelmiş ve renksiz kuşlara demiş ki:</p>
<p><span id="more-577"></span><br />
<strong>Devamı: </strong><br />
	-“Sizin bu duruma çok üzüldüğünüzü gördüm. Alın bu boyaları ve fırçaları da kendinizi istediğiniz gibi boyayın” demiş. Kuşlar almışlar fırçaları kendilerini boydan boya boyamışlar. Kimi sarı, kimi mavi kimi de turuncu olmuş. Herkes onları bu yeni haliyle çok beğenmiş. Fakat kuşlardan karga bütün boyaları daha güzel olmak için karıştırmış. Bu yüzden simsiyah olmuş. Bu duruma çok üzülmüş. Diğer kuşlarda ona teselli vermişler. “Üzülme karga kardeş bizce böyle de çok güzel olmuş. Hem sen bütün renkleri karıştırarak siyah rengi buldun. Hepimiz yeni bir renk daha öğrendik” demişler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cocuk-masallari-kara-karga.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uğur böceği ve ayakkabılar</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/ugur-bocegi-ve-ayakkabilar.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/ugur-bocegi-ve-ayakkabilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 09:24:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[masal kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabılar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikaye özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[uğur böceği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[Hikayenin Adı:Uğur böceği ve ayakkabılar Türü:Çocuk hikayeleri -Çocuk Masalları Hikaye: Güneşli bir sabahtı. Uğurböceği gezinti için dışarı çıkmıştı. Dolaşırken yolda bir çift ayakkabı buldu. Belli ki biri onları düşürmüştü. Sahibini bulmaya karar verdi. Önce kuşa gitti. Kayıp ayakkabısı olup olmadığını sordu. Kuş: - Ben bütün gün uçarım. Hiç yürüyemem. Bu yüzden ayakkabım yoktur, dedi. Uğurböceği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img src="http://www.kitap-ozet.net/wp-content/uploads/2009/08/ugurbocegi-174x300.jpg" alt="ugurbocegi" title="ugurbocegi" width="174" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-4675" /></p>
<p><strong>Hikayenin Adı:</strong>Uğur böceği ve <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/ayakkabilar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ayakkabılar">ayakkabılar</a><br />
<strong>Türü:</strong>Çocuk hikayeleri -Çocuk <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/masallar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with masallar">Masallar</a>ı<br />
<strong>Hikaye: </strong>Güneşli bir sabahtı. Uğurböceği gezinti için dışarı çıkmıştı. Dolaşırken yolda bir çift ayakkabı buldu. Belli ki biri onları düşürmüştü. Sahibini bulmaya karar verdi.<br />
	Önce kuşa gitti. Kayıp ayakkabısı olup olmadığını sordu. Kuş:<br />
	- Ben bütün gün uçarım. Hiç yürüyemem. Bu yüzden ayakkabım yoktur, dedi.<br />
	Uğurböceği daha sonra balığın yanına gitti. <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/ayakkabilar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ayakkabılar">Ayakkabılar</a>ı gösterdi. – Bunlar senin mi? diye sordu.</p>
<p><span id="more-575"></span><br />
<strong>Devamı: </strong><br />
Balık gülerek cevap verdi:<br />
	- Ben bütün gün suyun içinde yüzerim. Hem benim <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/ayakkabilar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ayakkabılar">ayakkabılar</a>ım yok ki! Sadece bir kuyruğum var.<br />
	Uğurböceği yoluna devam etti. Derken bir örümceğe rastladı. – Bu <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/ayakkabilar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ayakkabılar">ayakkabılar</a> senin mi? diye sordu.<br />
	Örümcek: Benim sekiz bacağım var, ama hiç ayakkabı giymem. Çünkü bütün gün ağ örerim, dedi.<br />
	Az ötede salyangoz duruyordu. Uğurböceği yaklaştı ve ona sordu.<br />
	Ama salyangoz biraz kızarak:<br />
	- Benim ayaklarım olmadığını görmüyor musun? diye cevap verdi.<br />
	Birden yanında beliren kurbağayı gördü:<br />
	- Acaba <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/ayakkabilar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ayakkabılar">ayakkabılar</a> senin mi kurbağa kardeş? diye sordu.<br />
	- Ben karada zıplarım. Suda ise yüzgeçlerimle çok hızlı yüzerim. Hem benim ayakkabıya hiç ihtiyacım olmadı, dedi.<br />
	Bu sırada solucan topraktan başını çıkardı. Uğurböceği bu kez aynı soruyu solucana sordu. Solucan:<br />
	- Benim hiç ayağım yok ki! dedi. Ayaksız da toprağın altını kazar üste çıkarım.<br />
	Uğurböceği umutsuzca yürürken kırkayağa rastladı. <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/ayakkabilar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ayakkabılar">Ayakkabılar</a>ını gören kırkayak çok sevindi. Bir sürü ayağı olduğundan bazen bir ikisini kaybediyordu. Uğurböceğine teşekkür ederek evine döndü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/ugur-bocegi-ve-ayakkabilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Hikayeleri-Tekir’in üzüntüsü</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cocuk-hikayeleri-tekir%e2%80%99in-uzuntusu.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cocuk-hikayeleri-tekir%e2%80%99in-uzuntusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 09:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye oku]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kedi hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kedi masalları]]></category>
		<category><![CDATA[kısa hikaye özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[tekir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=573</guid>
		<description><![CDATA[Hikayenin Adı:TEKİR’İN ÜZÜNTÜSÜ Türü:Çocuk hikayeleri -Çocuk Masalları hikaye: Tekir’in büyükannesi ve büyükbabası başka bir şehirde oturuyordu. Tekir ve ailesi televizyondaki haber programını izliyorlardı. SPİKER: Evet sayın seyirciler bir son dakika haberini sizlere iletiyoruz. Aşırı yağış yüzünden bazı illerimizde ev ve işyerleri sular altında kaldı, sel baskınına uğramıştır. Bu haberi duyan Tekir’in annesi hemen telefonla onları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img src="http://www.kitap-ozet.net/wp-content/uploads/2009/08/tekir1-300x225.jpg" alt="tekir" title="tekir" width="300" height="225" class="alignleft size-medium wp-image-4670" /></p>
<p><strong>Hikayenin Adı:</strong>TEKİR’İN ÜZÜNTÜSÜ<br />
<strong>Türü:</strong>Çocuk hikayeleri -Çocuk <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/masallar" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with masallar">Masallar</a>ı<br />
<strong>hikaye: </strong><a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a>’in büyükannesi ve büyükbabası başka bir şehirde oturuyordu. <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a> ve ailesi televizyondaki haber programını izliyorlardı.<br />
SPİKER: Evet sayın seyirciler bir son dakika haberini sizlere iletiyoruz. Aşırı yağış yüzünden bazı illerimizde ev ve işyerleri sular altında kaldı, sel baskınına uğramıştır.<br />
Bu haberi duyan <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a>’in annesi hemen telefonla onları arası. Cevap alamayınca cep telefonlarını aradı. Ama cep telefonuna cevap veren yoktu. <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a> ve ailesi çok telaşlandılar.</p>
<p><span id="more-573"></span><br />
<strong>Devamı: </strong><br />
Babası ben şehre gidiyorum. Haber alır almaz sizi ararım, dedi. Fakat köprü yağış yüzünden hasar gördüğü için babası şehre gidemedi. Ertesi sabah gazetelerde sel baskınında can kaybı olmadığı haberini okudular. Biraz daha rahatlamışlardı.<br />
<a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a>: Anneciğim, büyük annemlerden nasıl haber alabiliriz, dedi.<br />
Annesi: Yavrum aşırı yağmurdan, telefon, telgraf telleri zarar görmüş, yollarda hasar var. O nedenle onlara sadece mektup yazabiliriz. Onunda cevabını geç alabiliriz. Şu an televizyonda izleyip, gazete okuyarak gelişmelerden haberdar olabiliriz dedi.<br />
Babası hemen oturup bir mektup yazdı. <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a> babasını dikkatlice izliyor, bir an önce mektubun yollanması için sabırsızlanıyordu. Mektubu zarfın içine koydu. Zarfın üzerine adres yazdı. Mektubun pulunu <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a> yapıştırdı. Postaneye giderek acil postsa servisi kutusuna mektubu attılar.<br />
Aradan günler geçmişti. <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a> büyükannesinden ve büyükbabasından haber bekliyordu. İki hafta sonra postacı zürafa, <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a>’lere bir mektup getirdi. Mektup büyükbabasından geliyordu. Mektupta iyi olduklarını telefon arızasından dolayı arayamadıklarını selde cep telefonunu kaybettiklerini ve yaz tatilinde oraya geleceklerini yazmıştı.<br />
<a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a> bu duruma çok sevinmişti. Babası mektubu okurken <a href="http://www.kitap-ozet.net/kitap-basliklari/tekir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tekir">Tekir</a> bir yandan büyükannesinin ve büyükbabasının onlara gelişini hayal ederek mutlu oluyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/cocuk-hikayeleri-tekir%e2%80%99in-uzuntusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

